Ağrı'ya Nükleer Tıp Cihazı Getirilecek

Özellikle kanser hastalarının umudu olarak bilinen Nükleer Tıp cihazı 1 milyon lira değerindeki Gama Kamera Ağrı Devlet Hastanesine getiriliyor. Cihazın gelmesi ile birlikte her ay 500 hasta Erzurum'a gitmekten kurtulacak.

Her organın görüntülenip, fonksiyonunun görüldüğü cihaz için çalışmalar Ağrı Devlet Hastanesinde başlamış durumda. Gelecek hafta cihazın Ağrı'ya getirilmesi bekleniyor. En geç 1 ay içerisinde ise hasta kabulüne başlanacak.

Konu hakkında açıklama yapan Ağrı Devlet Hastanesi İdari ve Mali İşler Müdürü Mehmet Metin Alpaslan, 1 milyon lira değerindeki Gama Kamara adındaki Nükleer Tıp'ın cihazın en geç 1 hafta içerisinde Ağrı'ya getirileceğini söyledi. Müdür Alpaslan," Bu gelecek olan cihaz Ağrı için çok önemli. Halkımızın bir çok hastalığını önceden teşhis edebilme açısından faydası olabilecek bir cihaz. Her ay 500 hastanın ki bunların bir kısmı kanser hastası, Erzurum yolunda maddi manevi rahatlaması demektir bu cihaz. Cihaz geldikten sonra Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'na ruhsat için başvuracağız. Başvuru tahminimizce birkaç hafta içerisinde sonuçlanır. En geç 1 ay içerisinde de hasta kabulüne başlamayı düşünüyoruz." dedi.

Nükleer tıp cihazı hakkında teknik bilgi veren Ağrı Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. Mesut Başara ise bu cihaz ile birlikte birçok hastalığı önceden tespit edebilme şanslarının olduğunu söyledi. Başara," Nükleer Tıp, canlılara verilen radyoaktif maddelerin vücutta ışıması sonucu elde edilen gama ışınlarının bir cihaz ile toplanması prensibine verilen addır. Radyo aktif maddeyi hastalarımıza veriyoruz, tabi görüntülemek istediğimiz her organ için farklı bir radyo aktif madde veriyoruz. Böbrek, kalp, tiroit bezi, tükrük bezi, karaciğer, dalak için ayrı ayrı radyoaktif maddeler veriyoruz. Kısacası vücutta her yeri görüntüleyip ona göre hareket edebiliyoruz bu cihaz sayesinde."

Başara,"Bu görüntüleme radyoloji bölümünde, anatomik görüntüleme yapılırken nükleer tıpla metabolik görüntüleme yapılıyor. Yani biz orada organın fonksiyonunu görüyoruz. Fonksiyonu dinamik bir şekilde görüyoruz. Örneğin, bir böbrek sintigrafisinde verdiğimiz madde iki çeşittir. Birinde, böbrek idrar yolu enfeksiyonun da etkilenmiş ve böbreğin dış kısmında sıkarve dediğimiz, yara iyileşmesinde kabuk gibi olan dokuların olup olmadığını, böbreğin dış kısmında idrar yolundan kaynaklanan bir hastalık var mı işte bunu görmek için veriyoruz. Bir diğeri de böbreğin çalışmasını gösteriyor. Böbrek nakli olan hastalarda bunu sık sık yapıyoruz. İşte organların fonksiyonel özelliklerini nasıl yerine getirdiğini bir bir görebiliyoruz. Nükleer Tıp'ın avantajı bu şekilde metabolik görüntüleme yapabilmek." şeklinde konuştu.

Yorumlar