Artık sağlıkçıya şiddet uygulayan tutuklanacak

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Meclis’in açılmasının ardından çıkaracakları torba kanun sayesinde hakimlere sağlıkta şiddete başvuranları tutuklama yetkisi verileceğini açıkladı. Sağlık Bakanı ve çalışanları olarak içlerini kanatan ve gönülleri sızlatan en önemli konunun sağlıkta şiddet olduğuna değinen Müezzinoğlu, “Şiddet uygulanıyor olmasından ciddi rahatsızlık duyuyoruz. Bununla ilgili kamuoyu duyarlılığı oluşturularak hekimine ve sağlık çalışanına sahip çıkan bir toplum olmamız için çabalıyoruz. Bu konuda Meclis açılır açılmaz torba kanunda şiddet uygulayanlara tutuklama yetkisi hakimlere verilecek. İnşallah bu düzenleme ile caydırıcılık en üst noktaya gelir.” dedi.

Ankara Swiss Otel’de medya kuruluşları Ankara temsilcileri ve sağlık muhabirleriyle bir araya gelen Bakan Müezzinoğlu, başta gemi hastanesi projesi olmak üzere, 2013 yılı sonuna kadar sayıları 28’e çıkarılacak Çocuk izleme merkezleri (ÇİM) ve diğer çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Her gün 1 milyon civarında poliklinik hizmeti verdiklerini belirten Müezzinoğlu, “Toplumumuzun yüzde 75’inin mutlu olduğu bir alan. Bunda en önemli etki hekimlerimiz ve sağlık çalışanlarımız.” diye konuştu.

TORBA KANUN İLE SAĞLIKTA ŞİDDETE BAŞVURANA TUTUKLAMA GELİYOR

Sağlık Bakanı ve çalışanları olarak içlerini kanatan ve gönülleri sızlatan en önemli konunun sağlıkta şiddet olduğuna değinen Müezzinoğlu, “Sağlıkta şiddette açıkçası fedakar özverili ve zaman zaman evinde annesine babasına yakınına bu kadar şefkatli davranabiliyor mu diye düşündüğümüz bu insanlara zaman zaman şiddet uygulanıyor olmasından ciddi rahatsızlık duyuyoruz. Bununla ilgili kamuoyu duyarlılığı oluşturularak hekimine ve sağlık çalışanına sahip çıkan onu evladı gibi koruyan ona kendisine gönülden hizmet eden biri olarak görmesi için çabalıyoruz. Hekim ile hasta arasına güvenlik güçleri ve kanun koymak çok mümkün değil ve doğruda değil. Hasta eşine, en yakını ve ailesi ile paylaşamadığını hekim ile paylaşıyor. Bu alana güvenlik ve üçüncü şahısların girmesini mesleğin saygınlığı ve devamlılığı açısında çok doğru bulmuyoruz. Şiddete karşı her türlü yasal tedbiri almakta duyarlılığımız var. Bu konuda meclis açılır açılmaz torba kanunda şiddet uygulayanlara sağlıkçıya ve sağlık çalışanına tutuklama yetkisi hakimlere verilecek. caydırıcılığı önemsiyoruz. İnşallah bu düzenleme ile caydırıcılık en üst noktaya gelir.” şeklinde konuştu.

Özellikle çocuklar ve gençlerde sigaraya erken başlamanın en teşvik edici unsurunun büyüklerinin o işi yapıyor olması olduğunu kaydeden Müezzinoğlu, “Annesi babasının veya büyüklerinin sigara keyfine özeniyor. Bu konuda büyüklerin teşvik edici rol üstlenmesini arzu etmiyoruz. Hareket konusu da önemli. 15 yaşın altındaki çocuklarda obez olma oranı yüzde 30-31’lerde yani üç çocuktan biri obez durumda. Bu konuda hareketliliği sağlamak için çalışmalar yapıyoruz. Bu kapsamda Ankara Göksu’da 3 ekimde sabah saat 7:30 da sağlıklı kalma yürüyüşü yapacağız.” ifadelerini kullandı.

YÜZEN GEMİ PROJESİ TAMAMLANDI İHALE YIL SONUNDA BİTECEK

Türkiye’nin bölgede sağlık merkezi olması ve sağlık turizmi konusunda önemli adımlar atılması gerektiğine değinen Müezzinoğlu, “Şuan sağlık turizminden yüzde 20 pay alıyoruz ama bunun yüzde 70’lere çıkması mümkün. Bu konuda alt yapı ve yasal çalışmalarımız devam ediyor. Bunun yanı sıra sağlıkta serbest bölgeler çalışmasını yürütüyoruz. Yüzen gemi projesi tamamlandı önümüzdeki haftalarda ihalesini yapacağız. Yılsonuna kadar ihalesini tamamlayacağız.” şeklinde konuştu.

Bakan Müezzinoğlu’nun konuşmasının ardından bakanlık tarafından Çocuk İzleme Merkezleri hakkında hazırlanan tanıtım videosunun gösterimi yapıldı.

Bakan Müezzinoğlu sunum ve video gösteriminin ardından medya temsilcilerinin soru ve önerilerini dinledi.
Bir gazetecinin, “Şehir hastaneleri projeleri ile ilgili yargıya başvurular yapıldı. Bunların geleceği ile ilgili bilgi verir misiniz?” Müezzinoğlu, “İmzalanan 15 şehir hastanesi ve halk sağlığı laboratuvarı olmak üzere toplam 16 projemiz var şuan. Bu 16 yapının sadece 3’ü ile ilgili yürütmeyi durdurma kararı var. Bunlar Elazığ, Ankara Bilkent ve Etlik. Diğerlerinde bir hukuki sorum söz konusu değil. Bu 3’ü ile ilgili yürütmeyi durdurma var. Ankara Bilkent ve Etlik’ten sonra yeni bir yasal düzenleme yaptık ve yürütmeyi durdurma gerekçelerini ortadan kaldıran bir düzenleme şuan bu konu Danıştay’da değerlendirilmesi yapılıyor.” diye cevapladı.

ANNE SÜTÜ PROJESİNİ ÖNÜMÜZDEKİ YILLARDA YASALAŞTIRACAĞIZ

Başka bir gazetecinin, “Süt anne projesi ile ilgili son durum hakkında bilgi verir misiniz?” şeklindeki sorusuna Müezzinoğlu şu cevabı verdi; “Süt anne merkezleri ile ilgili çalışmamız devam ediyor. Prematüre bebekler 24-28 haftalık olarak 700 ila 1200 gram arası doğan çocukların en önemli gıdası ve ilacı anne sütü. Bunlara anne sütü dışındaki diğer tüm gıdaların verilmesi arzu edilen karşılığı vermiyor. Her yıl bu şekilde 3 bin çocuk dünyaya geliyor. Bu çocuklarımız yoğun bakımlarda yaşatılmaya çalışılıyor. Anne sütü de olsa 700-800 gram doğan çocukların bir kısmını kaybediyoruz. Yaşatabilme oranı yükseltmek ve yaşatılanların daha sağlıklı olması sağlanmak amacıyla anne sütü verilmeli bu çocuklara. Bu sütü anneler verecek ve gönüllülük esası ile bu sağlanacak. Kan ve organ nakillerinde gönüllü bağışlarda insanlar kendi hayat felsefeleri ile bağlantı kurmaya çalışıyor. Bu konuda da insanlar kendi hayat felsefeleri ile değerleri ile bağlantı kurmaya çalışıyor. Süt kardeşliği ile Müslüman kitlede bir değer var. Bu değeri yok farz edemeyiz. Yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkede anne sütüne olan ihtiyacımızı arzu ettiğimiz noktada karşılayabilmek mümkün mü? Diyor ki sütümü verirken emniyetli olmak istiyor. Bir taraftan hayırlı bir iş yaparken diğer taraftan asla günah işlemek istemem der. Bunların tüm tereddütleri İç İşleri ve Adalet Bakanlığı teknik çalışmaları yapıyor. Yasal düzenleme gerek. Süt verilen bebek hangi anneden sütü aldığını bilecek ve o aileden süt kardeşi var mı bunu bilmeli, 15 yaşında 25 yaşında bilmeli bunları. Veya anne sütünü kime verdi onu bilmeli o çocukları bilmeli. Yalnız verdik aldık hadisesinin ötesinde. Hukuki ve idari boyut var sağlık boyutu var önümüzdeki yıllar sistemi olgunlaştırıp yasalaştıracağız.”

Tam gün yasası ile görüşleri sorulan Müezzinoğlu, “Benim kanaatim bayramdan önce tam gün kanunu mecliste görüşülecek. Olağanüstü bir durum olursa bayramın ertesinde ekim ayında çıkacak. Ağırlıklı beklenti bayramdan önce çıkacak. Beklentileri yüzde 100 karşılamak mümkün değil. Ortak aklı ve beklentileri ele alıp yüzde 70-80 oranında beklentilere cevap verecek. Bazı üniversiteler için arzu edilenden düşük olacak ama bazı üniversiteler için sistemin sürdürülebilir ve geliştirilebilir deme imkanı sağlayacak. İlk 3-5 ay içinde kamuoyu tartışmalarından sonra hep birlikte sürdürülebilir olacağını göreceğiz.” açıklamasında bulundu.

ÇOCUK İZLEM MERKEZİ SAYISI YILSONUNA KADAR 28’E ÇIKACAK

Cinsel istismara maruz kalmış çocukların korunmasını sağlamak, örselenmelerini asgariye indirmek amacıyla Sağlık Bakanlığı Koordinatörlüğünde Çocuk İzlem Merkezi (ÇİM) kuruldu. ÇİM, çocuğun yaşadıklarını tekrar tekrar dile getirmesini ve tekrar tekrar muayene edilmesini önleyerek adli süreçte yaşayabileceği travmayı en aza indirmeyi amaçlayan, çocuğu koruyan bir oluşum. ÇİM’lerin kuruluş amacı, merkezde oluşturulacak güvenli ve çocuk dostu ortam ile çocuktaki travmanın etkilerinin azaltılması, korunma altına alınması gereken olgularda, çocuğun kalabileceği uygun bir ortam sağlanıncaya kadar geçici bir süre barınma, beslenme, giyim, sağlık ve güvenlik gereksinimlerinin karşılanması, ailenin yaşadığı travmanın ve yaşanan olayın sağlıklı değerlendirilmesi amacıyla aile ile görüşülmesi, ailenin ilk danışmanlık gereksinimlerinin karşılanması ve meslek elemanlarının hizmet içi eğitimlerine destek verilmesi olarak belirlendi.

İlk Çocuk İzlem Merkezi 18 Ekim 2010 tarihinde Ankara’da kuruldu. Ankara’dan sonra sırasıyla Adana, Antalya, Elazığ, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Samsun, Konya, Sivas, Bursa, Diyarbakır olmak üzere 13 ilde daha ÇİM hizmet vermeye başladı. Merkezlerin 2013 yılı sonuna kadar 28 sağlık hizmet bölgesine yaygınlaştırılması hedefleniyor. Çocuk İzleme Merkezlerine cinsel istismara uğrayan savcılık kanalıyla gelen çocuklar veya cinsel istismara uğradığından kuşkulanılan çocukların kabulü yapılmakta.
ÇİM farklı kurumlarım eşgüdüm içinde çalıştıkları bir yapıya sahip. Sağlık Bakanlığı çatısı altında çalışmakla birlikte ÇİM’in yapısında; Adalet Bakanlığı (Cumhuriyet Savcılığı), Milli Eğitim Bakanlığı, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK), Kolluk kuvvetleri (Çocuk polisi ve Jandarma) ve Baro yer alıyor.

200 YATAK KAPASİTELİ OKYANUSA AÇILABİLEN GEMİ HASTANESİ GELİYOR

Sağlık Bakanlığı’nın 2013 yılı başında açıkladığı ‘Gemi Hastanesi Projesi’ kapsamında yurtiçi ve yurtdışındaki acil ve afet durumları ile insani yardım amaçlı müdahalelerde, kara, hava, deniz ambulanslarının yanında Gemi Hastane ile sağlık hizmeti sunulacak. Dünyada Askeri Gemi Hastaneler bulunuyor. Türkiye kendi imkanları ile dünyada insani yardım amaçlı olarak planlanmış ilk gemi hastanesini üretmeye hazırlanıyor. Okyanusa açılabilen özellikte üzerinde heliportu olan gemi hastaneleri 200 yatak kapasiteli her türlü ameliyatın yapılabileceği tam teşekküllü bir hastane niteliğinde olacak. Gemi hastanede asgari 350 personel görev yapacak. Bunun 316’si sağlık personeli olacak. 200 yataklı gemi hastanenin özellikleri şunlar; “Boy 200 metre, en 26-30 metre, yükseklik 28 metre, 10 güverteli, Hız 20-22 knot/h, Heliport alanı”

Hastane birimleri ve yatak kapasitesi özellikleri ise şöyle: “200 hasta yatağı,acil ünitesi, 17 branş polikliniği, 8 ameliyathane 2 doğumhane, 30 yoğun bakım, 6 yataklı diyaliz, 2 yataklı yanık ünitesi, tıbbi gaz üretim ve dolum sistemi.”

Yorumlar