Uzun Yaşamanın sırrı işte burada...

En ünlü ressamlar ve yazarlar, insan ömrünün ortalama 35 yıl olduğu dönemlerde bile 90’lı yaşlara kadar hayatta kaldılar. Uzun ömrün sırrı ise yaratıcı olmakta değil, beyni sürekli meşgul tutmakta!

Time dergisinde yayımlanan makaleye göre, kişiler beyinlerini meşgul tuttukları takdirde ömürlerini uzatabiliyor. Beyin yaşlanma sürecinde meşgul tutulursa kişinin bunama ve bilişsel sorunlar yaşama riski azalıyor. Uzmanlar, depresif veya sıkılan insanların hastalık yaşamaya daha yatkın olduğunu vurgularken yaratıcılıklarını kullanan ve mutlu olan insanlar çok daha sağlıklı ve uzun yaşayabiliyor. Bilim insanları kişilerin kendilerini tatmin edecebileceği ve yeni sorulara yeni cevaplar üretebileceği meslekler veya hobiler seçmenin önemli olduğunu düşünüyor.

Meslek grubu önemli değil
ABD’de bulunan Kaliforniya Üniversitesi’nden psikiyatri profesörü ve nörobiyolog Doktor George Bartzokis, “Doktorlar, avukatlar ve iş adamları da yaratıcı düşünmek zorunda. Belki çalışmaları müzelerde sergilenmiyor, ama kişilerin kendilerini tatmin edebilen, depresif hissetmeyecekleri işlerde çalışmaları önemli. Bunun sonucunda vücut sağlığı da iyileşiyor” sözleriyle meslek grubunun önemli olmadığını ifade etti.

‘Jet uçakları gibi’
Bilim insanları beynin azımsanamayacak kadar güçlü olduğunu belirtirken yaşla beraber ortaya çıkan çeşitli gerilemelerin değiştirilemediği algısına karşı çıkıyor. Bartzokis, “İnsanlar aslında parçaları sürekli tamir edilen ve yeni parçalar eklenen jet uçakları gibi” diyerek beyindeki gelişimin ve değişimin bitmediğini açıkladı. Ancak uzmanlar bu durumun gerçekleşmesi için beynin aktif tutulmasının şart olduğunu vurguluyor. Beynin çalıştırılmadığı takdirde kendini yeterli miktarda yenilememesi spor yapmadan kas oluşmamasına benzetiliyor.

Gençler stres altında
Uzmanların dikkat çektiği bir diğer nokta ise, yaşlandıkça beynin işlem gücü azalsa da organın bu durumu yaratıcılığı geliştirerek telafi etmesi. Genç insanlarda beynin sağ ve sol lobunda gerçekleşen işlemler genellikle birbirlerinden ayrı olurken bilim insanları yaptıkları araştırmalarda yaşlılarda durumun daha farklı olduğu bulgusuna ulaştı.
Yaşlı insanların beyinlerinin manyetik rezonans görüntülemesiyle incelendiği araştırmalarda beynin iki lobunun birbirleriyle iletişim halinde olduğu görüldü. Beyindeki bu değişimin gençlerde uyku halinde meydana geldiği ve gençlerin sürekli hayat stresi yaşadıkları için yaratıcılıklarının gelişmesine fırsat kalmadığı da bilgiler arasında.

76’sında bina tasarladı
Makalede ölümlerine yakın zamanlara kadar üretken olmaya devam eden ünlülerden de örnekler veriliyor. 91 yaşında ölen mimar Frank Lloyd Wright’ın tasarladığı Guggenheim Müzesi, New York’un en başarılı eserlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bilim insanları Wright’ın müzenin açılışından kısa bir süre önce ölmesini beynin meşgul edilmesi durumunda ömrün uzamasına örnek gösteriyor. Uzmanlar, binayı 76 yaşında tasarlamaya başlayan ünlü mimarın yaratıcılığına da dikkat çekiyor.

Yorumlar