İnme

İnme, beynin bir bölgesinde, kan akışının engellenmesi ya da beyindeki damarlardan kanın dışarı sızmasıyla ortaya çıkan bir hasardır. "İnme" terimi, olayın ani başladığını vurgular. Bazen bir baş ağrısı, sadece baş ağrısı değildir ya da baş dönmesi ile kollarınızda ve bacaklarınızda hissettiğiniz güçsüzlük sadece ne kadar çok çalıştığınızın bir işareti olmayabilir. Dengeli beslenmek için gıdaya gereksinim duymanız gibi, beyninizin de (vücudun diğer bölümleri gibi) normal işlevini görebilmesi için oksijenleşmiş kanla beslenmesi gerekir. Yeterli miktarda oksijenleşmiş kan ulaşamadığında beyin hücreleri hasar görür ya da ölür. Kalpten beyne ve kafaya kan taşıyan damarlarda (karotis) daralma ya da tıkanma, beyne ulaşan kan miktarını azaltır. Daralma ve tıkanmaya ateroskleroz (arter duvarlarının kalınlaşması) gibi birkaç hastalık yol açar. Karotis daralması (stenoz) için ilaç ve cerrahi tedavi mevcuttur. Tam tıkanma durumunda (karotis oklüzyonu) tedavi seçeneği çok azdır. Her iki durum da inme (yeterli kan ulaşmaması nedeniyle beyin dokusunda hasar) ya da geçici iskemik atak (birkaç haftada geçen inme benzeri semptomlar) riskini artırır. Karotis Nedir? Karotis, kalpten kafaya ve beyne kan ulaştıran ve boynun her iki tarafından geçen büyük kan damarlarıdır. Arterlerin, kısmen tıkanmaya yol açacak biçimde daralmasına stenoz denir. Bir yağ plağı ya da kan pıhtısı kanın geçişini engelleyerek darlma ya da tıkanmaya neden olur. Karotis oklüzyonu, karotisin beyne kan akışını azaltacak biçimde tamamen tıkanmasıdır.
-------------------------------------------------------------------------
FELÇ (İNME) NEDİR ? FELÇ (İNME) NEDİR ?

İnme beyne kan akımını sağlayan damarlardan birinin aniden tıkanmasıyla birlikte, beyne giden kan akımının gidişinin yavaşlaması ya da durması sonucunda meydana geliyor.

İnme, dünyada kalp hastalığı ve kanserden sonra gelen en önemli ölüm nedenlerinden bir tanesi. ABD’de dakikada ortalama bir kişi inme geçiriyor; üç dakikada bir kişi de inme nedeniyle yaşamını yitiriyor. Erişkin nüfusta en önemli sakatlık nedeni olan inme, bir beyin damar hastalığı.

İnme beyne kan akımını sağlayan damarlardan birinin aniden tıkanmasıyla birlikte, beyne giden kan akımının gidişinin yavaşlaması ya da durması sonucunda meydana geliyor. Ayrıca beyin damarlarından birinin ani şekilde yırtılarak, kanın beyin dokusu içine akması sonucu da oluşabiliyor ve buna halk arasında beyin kanaması deniyor.

NEDENLERİ NELER?
Hipertansiyon, diyabet, kalp hastalıkları, sigara içimi, yüksek kolesterol ve geçici iskemik ataklar inmeye neden olan risk faktörleri arasında yer alıyor. İnme vakaları içinde daha kısıtlı bir yere sahip olan beyin kanamalarının en önemli nedeni ise kontrol edilemeyen hipertansiyon. Beynin damarlarındaki baloncuklar, damar yumakları gibi kalıtsal hastalıklar da beyin kanamalarının nedenleri arasında yer alıyor. Beynin bir yerinde uzun süre sessiz kalan bu damar yumakları günün birinde aniden kanayabiliyor. Daha yaygın bir inme türü olan tıkayıcı inmeler 5 kategoride değerlendirilebiliyor.

En önemli kategoriyi kalp kaynaklı tıkanmalar oluşturuyor. Kalp içinde oluşabilecek pıhtılar yerinden koparak beyin damarlarını tıkayabiliyor. Örneğin enfarktüs geçirmiş kalpte, belli bir bölümde kalp kası fonksiyonunu kaybedebiliyor. Bunun sonucunda kalp etkin bir şekilde kasılamayacağından orada pıhtı birikebiliyor. Oluşabilecek bir ritim bozukluğunda bu pıhtı kalpten fırlayıp beyne gidebiliyor. İkinci önemli kategori, beyni besleyen büyük damarlarda görülen problemler. Şah damarı denilen karotis ve arka tarafta da vertebral arterler olarak adlandırılan ve beynin arka bölgeleri ile beyin sapı ve beyinciği sulayan damarlarda oluşan sorunlar da inmeye neden oluyor.

Üçüncü kategori beynin derin bölgelerini sulayan küçük damarlarda yaşanan sorunlar. Örneğin diyabet, yüksek kolesterol ve hipertansiyon gibi damar yatağını bozan kronik hastalıklar buna yol açabiliyor. Büyük bir damar yavaş yavaş tıkanırsa, sağlam kalan damarlar tıkanan damarın alanını da beslemeye başlıyor ama küçük damarlarda bu gerçekleşmiyor. Dolayısıyla küçük damarların ani tıkanmasıyla besledikleri bölge tamamen kansız kalabiliyor. Bunun nedeni, hipertansiyonun yıllar boyunca uç damarlarda yaptığı olumsuz ve tahrip edici etkiler.

Dördüncü kategori ise ender görülen nedenlerden oluşuyor. Bu gruptaki hastalar iyice incelendiğinde kalıtımsal hastalıklar, romatizmal hastalıkların bir parçası şeklinde oluşan damar problemleri veya kanın pıhtılaşması ile ilgili hematolojik problemler bulunabiliyor. Bunun yanında büyük damarların aniden yırtıldığı diseksiyonlar da bu gurupta değerlendirilebiliyor. Diseksiyonlar genç yaş grubunda önemli bir inme nedenini oluşturuyor. İnme, yaşlılık hastalığı olarak algılanmamalı. Bu hastalık çocukluk çağında da görülebiliyor. Diseksiyonlar, çocukluk çağı inmelerinin önemli nedenlerinden. Doğumda bile ortaya çıkabiliyor.

Son grubu ise nedeni bilinmeyen inmeler oluşturuyor. Bu grup, tıkayıcı inmeler içinde yüzde 10-30 kadar bir yer tutuyor.
---------------------------------------------------------------------------------
İnme bir kalp hastalığıdır
İnme, beynin bir bölgesine giden damarın tıkanmasıyla kan akımının engellenmesi sonucu oluşan fonksiyon bozukluğudur. Hastalığın bir kısmı beyin kanamasına bağlı olsa da 3 / 4’ü beyine kan götüren damarların tıkanmasına bağlıdır
Kamil Bey’in hanımı her sabah olduğundan biraz daha geç kahvaltıya gelen eşinin yürüyüşünde bir gariplik sezmiş. Hadiye Hanım dikkatli bakınca eşinin sendelediğini ve ağzının da hafifçe bir yana kaymış olduğunu görmüş. Bu arada Kamil Bey bir şeyler söylemeye çalışmış ama söylediğini anlamaya imkân yokmuş. Haklı olarak çok telaşlanan Hadiye Hanım doğru komşusundan yardım istemeye koşmuş. Birkaç dakika sonra komşuyla beraber dönünce Kamil Bey’in biraz daha rahat konuştuğunu ve yüzündeki çarpıklığın epeyce düzeldiğini görmüş. Yine de alelacele hastaneye gitmişler. Acil servise vardıklarında Kamil Bey’in görünümü tümüyle düzelmiş ama olan biteni pek hatırlamıyormuş. Acil servisteki muayene ve incelemelerden sonra doktorlar Kamil Bey’in başına gelene “inme” denemeyeceğini, ama beyninin bir yerinin kısa bir süre için kansız kaldığını yani, geçici bir kansızlık atağı geçirdiğini söylemişler.

İnme nedir?
İnme, beynin bir bölgesine giden damarın tıkanmasıyla kan akımının engellenmesi sonucu oluşan fonksiyon bozukluğudur. Kansız kalıp ölen veya yaralanan beyin bölgesi vücudumuzun neresine kumanda ediyorsa ona göre bir aksaklık ortaya çıkar. İnmelerin bir kısmı beyin kanamasına bağlı olsa da 3/4’ü beyine kan götüren damarların tıkanmasına bağlıdır. Bazen kansızlık kalıcı olmaz. Belirtiler 24 saat içinde tamamen kaybolursa inme değil geçici kansızlık atağı denir. Çoğu zaman belirtiler, Kamil Bey’de olduğu gibi, 15 dakika içinde gerilemeye başlar. Kısa sürdü diye bu belirtileri ciddiye almamak büyük hata olur çünkü geçici bir atak geçiren ve tedavi edilmeyen her dört kişiden birini büyük bir inme geçirme hatta ölüm beklemektedir.
Bu atakların tekrarını ve kalıcı büyük inmelerin oluşmasını önlemek için altta yatan nedenleri araştırmak ve derhal tedaviye başlamak gerekir. Kamil Bey belki de hayatını bir an önce hastaneye gitmesi için ısrar eden Hadiye Hanım’a borçlu.

Tedavi
Doktorların Kamil Bey’e verdikleri ilaçlar ve tavsiyeler sanki kalp krizi geçirmiş bir hasta için düzenlenmiş gibi:
İlk ilaç; eski dost aspirin. 30 bin hastayı içeren bir araştırma, günde içilen 1 adet aspirinin inme geçiren hastaların ikinci inme riskini yüzde 25 oranında azalttığını gösteriyor. Aspirin benzeri bazı ilaçların tedaviye eklenmesi bu etkiyi biraz daha kuvvetlendiriyor.
Kamil Bey’in o güne kadar ilaç almadan düzeltmeye çalıştığı, ama iyi kontrol edilmeyen yüksek tansiyonu için de tedaviye başlanmış. Küçük tansiyonun 10 puan düşürülmesi (örneğin 90’dan 80’e (9’dan 8’e) indirilmesi) hastaların tekrar inme riskini yarı yarıya azalttığı için kan basıncının kontrol altında tutulması son derece önemli.
Reçeteye yazılan üçüncü kalem, kolesterol düşürücü bir ilaç. Kalp krizlerinde olduğu gibi beyin krizlerinde de, statin dediğimiz ilaçlardan birinin kullanılması çok yararlı. Dünyanın dört bir yanından 215 hastanenin katıldığı, Kamil Bey’e benzer 5 bin hasta üzerinde yapılan bir araştırmada bu ilaçlar araştırıldı. Hastaların yarısına kuvvetli bir kolesterol düşürücü bir ilaç diğer yarısına ise boş ilaç verildi. Statin grubu ilaç verilen hastaların tekrar inme geçirme riskinin belirgin şekilde azaldığı görüldü.
Doktoru Kamil Bey’e, yeni bir inmeden korunması için ilaç tedavisinin yanı sıra bazı yaşam tarzı değişiklikleri de yapması gerektiğini söylemiş. Sağlıklı beslenme ve düzenli spor yaparak ideal kiloya inmek, az tuzlu yemek, ilaç tedavisi kadar önemli. Sadece Kamil Bey’e degil Hadiye Hanım’a da çok iş düşüyor. 15 yıl önce Belçika’da yapılan bir araştırmada bir memlekette tuz satışları düştüğünde, yani tuz tüketimi azaldığında inme geçiren hasta sayısının da düştüğü gösterilmiş.
Sigaranın vücudun neresinde olursa olsun damar sertliğinin baş sorumlularından olduğunu hatırlatmaya bile gerek yok sanırım. İnme geçirenlere ilk yapılacak tavsiye tabii ki sigarayı bırakmaları.
Bu tedaviyle bir taşla iki kuş vurma olasılığı yüksek. Geçici beyin atağı veya inme geçirenlerde kalp damar hastalığı da sıklıkla görülür. İlginçtir ki böyle bir hastanın ölümü çoğu zaman inmeden değil kalp krizinden olur. Bu gerçek göz önüne alındığında düzenlenen tedavinin yalnız inme riskini azaltmakla kalmayacağı varsa kalp hastalığına da aynı oranda yararlı olacağı ortada.



İnme neden olur?
İnmenin farklı nedenleri vardır. Bir çoğu kalp ve büyük damarlarla ilgilidir. Beş kişiden birinde inme, kalpten kopan bir pıhtının beyine kanla birlikte gidip, bir tıkaç gibi beyin damarlarından birini tıkaması sonucu oluşur. Birçok kalp hastalığı pıhtı oluşmasına zemin hazırlayabilir.
Kalbin üst odalarının hızlı ve düzensiz atımı kalpten kaynaklanan felçlerin en önemli nedenidir. “Atriyal fibrilasyon” denilen bu ritim bozukluğu her türlü kalp hastalığında ortaya çıkabilir. Bu çarpıntı düzeltilemese de yaşamsal bir tehdit oluşturmaz, yeter ki inmeye yol açmasın. Bunu önlemenin yolu da düzenli ve yeterli dozda kan sulandırıcı ilaç almaktır.
Kalp krizi geçirmiş kişilerde zayıflamış, iyi kasılmayan kalp kasının üzerinde pıhtı oluşabilir. Buradan kopan küçücük bir pıhtı parçası bile ciddi bir inmeye yol açabilir. Doktorlar, pıhtı oluşması ihtimalini göz önünde tutarak, kalp krizinden sonraki ilk aylarda hastaları bu gözle incelerler ve tehlike varsa kan sulandırıcı ilaç verirler.
Kalp kapaklarında bozukluk varsa hele bu bozuk kapakların üzerine mikroplar da oturmuşsa pıhtı atma ihtimali iyice yükselir. Bir an önce yapılacak bir kalp ameliyatı büyük bir inmeyi önlemek için tek çare olabilir.
Kalpten çıkan ana atar damarın (aort) hastalıkları da beyne giden pıhtıların kaynağı olabilir. Damar sertliği nedeniyle aort duvarı kalınlaşmış olanların inme riski beş kat artar.
İnmenin en sık görülen nedenlerinden biri de şahdamarlarındaki darlıklardır. Kalbi besleyen damarlarda olduğu gibi beyine giden damarlarda da oluşan damar sertliği plakları inme riskini artırır. Damar sertliği plakları sadece şah damarını daraltmakla kalmaz, üstlerinde oluşan küçük pıhtılar, beyne giderek kan akımını azaltır veya durdururlar. Göze giden damar da şah damarından çıktığı için bir çok hastada bir göze perde inmesi, veya ışığın azalması gibi geçici görme bozuklukları kısa sürseler de ciddiye alınmalıdır. Şah damarlarını tıkayan damar sertliği plakları bazı durumlarda ameliyatla temizlenebilir. Bazen de stentle bu darlıkların açılması mümkündür.

Kamil Bey’in tedavisinin tamamlanabilmesi için inmenin nedeninin araştırılması gereklidir. İleriki haftalarda bu nedenlere ayrıntılı olarak değineceğiz.

Yorumlar