Kıdem tazminatı yıllık değil, artık aylık hesaplanacak

Milyonlarca çalışanı ilgilendiren kıdem tazminatı sisteminde değişiklik yapılacak. Kıdem tazminatı yıllık değil, artık aylık hesaplanacak. Ayrıca kıdem tazminatı için fon kurulacak. Peki çalışanlar yeni sistemde ne kazanacak, ne kaybedecek? Bu sorunun yanıtı ve yeni dönemin detaylarını Sosyal Güvenlik Uzmanı Dr. Resul Kurt’dan dinleyelim…

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Ekim ayı sonunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a sunulacak yeni kıdem tazminatı düzenlemesinin ilk ipuçlarını verdi.

Bakan Faruk Çelik’in bazı gazetelere yaptığı açıklamalara göre; şirket iflas etse bile kıdem tazminatı ödemesi, devletin garantisinde olacak. Fonda, her çalışan adına bireysel hesap açılacak. Yeni sistem, işe yeni başlayanlar için geçerli olacak. Mevcut çalışanların ise isteğine bağlı. Ayrıca işveren, şu anda toplu olarak ödenen kıdem tazminatını aylık olarak ödeyecek. Böylece kıdem yükü birikmeyecek. Çelik, düzenlemenin çalışanların geçmiş ve geleceğe yönelik hak kaybına uğramayacağı şekilde hayata geçirileceğini ifade etti.

Detayları Sosyal Güvenlik Uzmanı Dr. Resul Kurt, RS FM’de anlattı:

Çalışanlara üç alternatif sunulmuş… Birincisi; emekli olduklarında veya 5 yıl çalışmadıklarında kıdem tazminatı hesabında biriken paraların tamamını çekme hakkı veriliyor. İkincisi; ara dönemlerde ihtiyaçlarını karşılayabilsinler diye 15 yıl yani 3600 günü dolduranlara kıdem tazminatının yarısını çekme hakkı veriliyor. 2’nci, 3’üncüsünde 1800 günü doldurduğunda yine kıdem tazminatının yarısını çekme hakkı veriliyor. Üçüncüsü; konut edinmeleri halinde kıdem hesabında biriken tutarın yarısını çekme hakkı veriliyor.

HAK KAYIPLARI DA VAR

Elbette kişinin hak kaybı olan durumlar da var. Bunların başında da taktir edersiniz ki işten çıkartılma durumunda mevcut, uygulamada kıdem tazminatı vardı artık olmayacak. İşçi farklı nedenden fesih yaptığında kıdem tazminatı olmayacak. Ayrıca kadın işçi evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kıdem tazminatı alarak ayrılabiliyordu bu olmayacak. Dördüncü olarak da askerlik durumunda kıdem tazminatı olmayacak. Eski uygulamaların büyük bir kısmı artık yeni dönemde taslak yasalaşırsa uygulamaya girmeyecek.

KAZANILMIŞ HAKLAR KORUNUYOR

Burada bize en çok şu soruluyor; eski haklar ne olacak, acaba benim eski hakkım yanacak mı? Birçok kişi kıdem tazminatım, hakkım yanacak diye işten ayrılıyor, işsiz kalıyor, bunun önüne geçmemiz lazım. Burada eski haklara dokunulmuyor. Eksi haklar, kazanılmış haklar korunuyor. Kazanılmış haklar korunuyordan kastedilen şu; sizin mevcut hak etmiş olduğunuz kıdem tazminatına kimse dokunmuyor. Siz yine bu koşullar gerçekleştiğinde işverenle aranızdaki iş akdi, iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi koşulları çerçevesinde kıdem tazminatınızı yine alabileceksiniz. 10 yıldır çalışıyorsunuz ve 10 yıldır çalıştığınız işyerinizden yasa çıktıktan sonra evlenme nedeniyle ayrılırsanız Haziran’da çıkan yasa gereği, o döneme ait tazminatınızı alabileceksiniz. Yasa Haziran’da çıktı sizin Haziran’a kadar olan 10,5 yıllık kıdem tazminatınızı evlilik nedeniyle işten ayrıldığınızda işveren size ödeyecek. Ama Haziran’dan sonraki Temmuz, Ağustos, Eylül aylarına ait o üç ayın kıdem primi evlendikten sonra eğer çalışmayacaksanız muhafaza edilecek, sizin hesabınızda duracak. 15 yılı, 3600 iş gününü doldurduğunuz zaman o paranın yarısını çekebileceksiniz.

Burada sanki şöyle bir yaygara kopartılıyor: Fon çıktı, 10 yıllık kıdem tazminatı yanacak! Öyle bir şey yok. Aksine şöyle bir düzenleme var. Diyor ki, işçiyle işveren anlaşırsa eğer o 10 yılın kıdem primi hesaplanacak, işveren onu işçinin hesabına yatıracak ve 15 yılın 3600 günün hesabında da bu dikkate alınacak. Dolayısıyla burada yapılacak düzenleme çok önemli.

PARAYI İŞVEREN Mİ ÖDEYECEK?

İşveren peşin ödeyecek diyelim. Şimdi ben bugüne kadar 10 yıldır yanımda çalışan bir işçiye kıdem tazminatı karşılığını ödemedim. Neden? Çalışıyor çünkü. Evlenme nedeni olursa, ölüm olursa, emekli olursa, askere giderse bir takım kıdem ödenmesi gerektiren koşullar varsa o zaman kıdemi ödüyorum. Ama o tarihe kadar para benim cebimde kalıyor. Fakat yeni sistem onu öngörmüyor. Yeni sistem diyor ki; Ey Resul Kurt her ay bu çalışanının SGK primlerini öderken, 100 lira SGK primi ödüyorsan 5 lira da kıdem primi öde. O kıdem primleri işçinin hesabına yatıyor, orada değerlendiriliyor o para, artık benim cebimden çıkmış oluyor. İşçi 10 yıl çalıştı, istifa etti gitti, daha iyi bir iş buldu. Kıdem alabilecek mi? Alamıyor. 11 ay çalıştı ben çıkarttım işten alabiliyor mu? Alamıyor. Bakın bu mevcut uygulamanın en büyük handikabı, yeni dönemde öyle olmayacak. Yeni dönemde işçi buradaki haklarını devam ettirecek. Bir ay bile çalışsa, bir gün bile çalışsa hakkından mahrum kalmayacak. Bir günün karşılığındaki kıdem primini alabilecek. Bakın eleştirilebilecek yerler belli.

1-Evlenme ve askerlik nedeniyle kıdem tazminatını alabilme, en azından yarısını çekebilme hakkı verilmesi gerekir.

2-Burada 10 yıllık zaman aşımının kaldırılması veya esnetilmesi gerekir.

3-Bu yasa kapsamında işçinin kıdem priminin oranı matrah üzerinden yüzde 3 mü olacak yüzde 8 mi olacak bu aralıkta yüzde 5 ila 5,5 arasında bir oran üzerinden hesaplama yapılacak.

Bu saydığım üç koşul esnetilirse üç koşulda bir iyileştirme sağlanırsa, işçinin hiçbir hak kaybı söz konusu olmayacak.

GÜN SAYISI TARTIŞMASI

Tartışılan bir konuda, kişinin 30 gün üzerinden mevcut sistemde ödenen kıdem tazminatının değiştirilmesi. İşverendiyor ki; biz 15 gün üzerinden ödeyelim. Dolayısıyla burada kişinin bu kayıplarını dikkate alamamak için 15 günün 20 günün üzerinden biz kişiye ne kadar para ödeyeceğiz. 30 gün olsaydı ne kadar kıdem alacaktı? 30 gün değil de 20 gün olursa ne kadar kıdem alacak? Bunu iyi hesaplamak lazım. Bir de burada şuna dikkat etmek lazım kişinin kıdem primi ile hak kaybı olacak mı, asıl önemli olan bu. 20 gün 30 gün değil, kişinin cebine girecek rakam önemli. Çünkü 20 gün karşılığı para ödenecek belki ama oraya da yatırılan paralar nemalandırılacak, 20 lira olarak kalmayacak o para işletildiğinde 30 lira olacak. Bu anlamda bir uzlaşı olacağını düşünüyorum. Bunlar finansmanla ilgili finansçıların belki üzerinde tartışmaları gereken konular ama sonuçta burada işçinin cebine girecek paraya bakmamız lazım.

Kaynak: www.rsfmradio.com

Yorumlar