Kaktüs sizi radyasyondan korumaz

Teknolojinin getirdiği yeniliklerin yanında insan sağlığına zararlı yanları da var. Elektrik ve cep telefonları hayatımızda olmadan olmayacak bunu da biliyoruz. Fakat bu zararları sınırlamak mümkün mü, her yerin elektromanyetik alan olarak sayıldığı yaşam alanlanlarımızda, bu dalgalardan korunabilir miyiz? Hazırlık aşaması Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) tarafından yürütülen 2. Elektromanyetik Alanlar ve Etkileri sempozyumu (EMANET2013) bugün Yıldız Teknik Üniversitesi Oditoryumunda başlıyor. Yarında sürecek olan sempozyumda kamuoyunda baz istasyonu ve cep telefonlarının zararlı etkileri, dolayısıyla çok tartışılan baz istasyonları ve her yanımızı saran cep telefonlarının insan sağlığı ve çevreye olan etkileri konuşulacak. Sempozyum, internet üzerinden canlı olarak yayınlanacak. Elektromanyetik alanlardan kaçmamız içinde bulunduğumuz çağ sebebiyle pek mümkün gibi gözükmüyor diyen Sakarya Üniversitesi Elektrik Elektronik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Çerezci, bir elektromanyetik limit belirlenmesi hatta belki de limitin azaltılması , araştırmaların bağımsız bir kurum tarafından yapılması gerek diyor. Ve ekliyor, kaktüs bitkisi radyasyonun azalmasını  engellemez. Hem sempozyumu hem de konferansı Prof. Dr. Osman Çerezci ile konuştuk.

»Bugün ve yarın  çevre ve insan sağlığı için  bir sempozyum düzenliyorsunuz. Öncelikle neden diye sormak istiyorum.
Elektrik enerjisinin hayatımıza sağladığı kolaylıklar ve iletişim teknolojisindeki hızlı gelişmeler, beraberinde çevreye yayılan fakat yayılması istenmeyen elektromanyetik dalgaları da getiriyor. Bugün tüm dünya ülkelerinde yaşam alanlarının hemen yakınlarında bulunan baz istasyonlarından veya evlerin yakınlarından geçen yüksek gerilim hatlarının oluşturdukları elektromanyetik kirlilik insanların endişe duyduğu bir çevre kirleticisi olarak gündemi işgal ediyor. Elektromanyetik kirlilik ile Türkiye ilk kez ‘Yüksek Gerilim’ hatlarıyla tanıştı. Elektromanyetik atıklar, insanların dikkatini 1990 yıllarında özel radyo ve televizyonların yayına başlaması ve sonra da GSM operatörlerinin baz istasyonları kurması ile çekmeye başladı. Şimdi ise 3. nesil (3G) cep telefonları için görüntü kalitesi ve erişim hızını artırmak amacıyla yeni istasyonların kurulacak olması elektromanyetik kirlilik boyutunun çok fazla artacağı endişesini doğuruyor. Yapacağımız sempozyumda bu konuda ülkemizde araştırma yapan bilim insanları araştırmalarını sunacaklar.

‘HER YER ELEKTROMANYETİK’
»‘Elektromanyetik Alan’ ne demek? Şehirlerde yaşarken hangi alanlar bu tanıma dahil?
EMR’yi oluşturan iki bileşen var. Bunlar elektrik alan ve manyetik alandır. Bu iki bileşen ayrı ayrı ölçülmekte ve elektromanyetik radyasyon ya da elektromanyetik kirlilik (EMK) ifadeleri kullanıldığında bu bileşenlerin her ikisi birden kastedilmektedir. Elektrik alan şiddetinin birimi V/m, manyetik alan şiddetinin birimi ise A/m, Tesla veya Gauss olabilmektedir. Nerede elektrik enerjisi kullanılıyorsa orada elektromanyetik alan var ve her biri dalga yayıyor demektir.
Bunlar söylediğim gibi, iletişim dünyasının gelişmesi ile birlikte çevremizde hep varolan alanlar. Git dediğimizde gidemez, hayatımızdan çıkaramayız, burası çok aşikar. Ama işin bir de kirlilik boyutu var. Bu teknoloji kullanılırken kirlilik de engellenemiyor elbette. Sadece belli bir değerde kalmasını sağlayabiliriz. Tüm elektronik cihazların aşmaması gereken limitleri vardır. Lambalar, mikrodalga fırınlar ve diğer elektriksel ürünlerde de. Aynı limit baz istasyonlarında da var. Bu limit kuralı da insan sağlığını etkilememesi için var. İnsan sağlığı etkilenmiyor değil ama derdimiz bu limitlerin belli bir sınırda kalabilmesini sağlamak.
Elektirik Mühendislerinin bakış açısı ise halkın bu konuda bilgi sahibi olması ve bu bilgiden sonra elektronik aletleri bilinçli kullanması yönünde. Kullandığımız elektriğin tek karşılığı fatura değil aynı zamanda insan sağlığı da. Konu gençlere gelince çok daha başka bir alan var. Onlar uzun yıllar bu kirlilikle yaşadılar, daha uzun yıllar boyunca da yaşayacaklar.

»Peki bahsettiğiniz eletromanyetik alanlar ve ürünler için, insan sağlığını da tehlikeye atmayacak bir limit belirlemek mümkün mü?
Limitlerin tekrar gözden geçirilmesi ve mümkünse limitlerin aşağıya çekilmesini, araştırmaların yeniden yapılmasını talep ediyoruz. Şirketler ürünleri sebebiyle baz istasyonlarını ya da diğer merkezlerini Türkiye’de kuruyorlar tamam ama Türkiye’nin de konu hakkında uzman kişiler tarafından araştırmalar yapması gerekiyor. Hataların, eksiklerin ortaya çıkmasını ve Türkiye’ye göre yeniden uyarlanmasını istiyoruz. Halkı tedirgin etmek istemeyiz ama bu konuda bilimsel araştırmalar yapan kişiler olarak, bizlerin de görüşlerinin alınmasını bekliyoruz. Yapılan araştırmaların bağımsız olması gerekiyor. Denetmenlerin de bağımsız olması gerekiyor bu durumda.

‘KONTROL EDİLEBİLİR OLMALI’
»Bu kadar elektromanyetik dalganın insan sağlığı için nasıl bir etkisi olur?
Son yıllarda baz istasyonu sayılarının artması, sokak aydınlatma direklerine ve parklara sıkça yerleştirilmesi sonucunda elektromanyetik radyasyon seviyesinde bağlı bir artış oluşuyor. Şimdiki araştırmalar insan sağlığını etkilediğini gösteriyor fakat aynı oranda aslında kullandığımız televizyon, mikrodalga fırın ve buna benzeyen elektrikli aletlerin çoğu bu duruma sebep oluyor. Bu bir kısır döngü. İçinden çıkmam pek mümkün değil ama kontrol edilir hale gelmesi mümkün.
»Evlerde kullandığımız elektromanyetik aletlerin yaydığı enerjinin kontrol edilmesi mümkün değil mi peki?
O aletleri kullanmamız içinde bulunduğumuz dönemde önlenemez bir durum aslında. Evde, sokakta, işyerlerinde, sinemada, parkta bile elektrik alanındayız elbette. İnsanlar bunlarla yaşıyor. Aletin her tarafı kapalı gibi gözüküyor ama o enerji yaymaya devam ediyor. Yapabileceğimiz şey, bilinçli kullanmanın yollarını aramak. Elektriği fazla yayan kaynaklar varsa maruz kalmamaya dikkat etmek. Tabii böyle bir şey mümkünse eğer. Bir de başka bir sorun bu konunun halka yeterince anlatılmaması. Belediyelerde elektromanyetik alanlar ve etkileri üzerine yapılan bir çalışma ve halkı bilgilendirmek yok. Çevre koruma kurullarının bu konuyla ilgilenmesi gerekiyor. Buralarda konunun uzmanı kişiler çalışmalı ve halkı bilgilendirmeli.

»Örneğin halk arasındaki en basit bilgi radyasyonu azaltması için bilgisayarın yanına kaktüs koymak. Bu gerçekçi mi hurafe mi?
Biz böyle bir deneyi laboratuarımızda yaptık ama engellediği yönünde bir bilgiye ulaşmadık. Dolayısıyla kaktüs bitkis EMR’yi azaltmaz. Eğer evde ciddi bir şekilde elektromanyetik alan varsa ve eğer birey bu konuda kendisini rahatsız hissediyorsa önerilerde bulunabiliyoruz. Bizim Cumartesi günü yapacağımız sunumda sağlıklı evler için öneriler diye bir bölümümüz olacak.

»Her yanımız baz istasyonlarıyla çevrili ve bu artacak gibi gözüküyor. Buradan sonraki aşama ne olacak sizce? Şirketler yeni bir çözüm mü bulmalı?
Her tarafımız baz istasyonları ile kuşatılsa bile limitleri  bugün uygulananlara göre çok çok düşük tayin edilerek korunma sağlanabilir. Ölçümleri EMO, üniversitelerdeki Elektrik Mühendisliği bölümler gibi yetkin kurumlar kontrol etmelidir. Şirketlere pek bir şey söylenemiyor. En nihayetinde yönetmeliklere göre hareket eden organlar. Önemli olan yönetmelikleri yeri ve zamanına göre düzenlemek. Üniversitelerin bu konuda yetkin bölümlerinden görüş almakta fayda var. Şeffaf olmakla alakalı.
Sempozyum programı için: www.emo.org.tr

Yorumlar