Kalp Romatizması

Romatizma, iyi tedavi edilmeyecek olursa; kalbin içindeki kapakçıklara yerleşir. Bu kapakçıklardan; en fazla mitral kapakçık etkilenir ve daralıp, sertleşir, büzülür. Daha çok kadınlarda görülen kalp romatizması sonucu ortaya çıkan hastalığa mitral darlığı veya mitral stenoz denir. Hastada nefes darlığı, kuru öksürük, sık sık soğuk alma, morarma, el ve ayaklarda üşüme ve yorgunluk görülür. Tedavinin ilk şartı üzülmemek, her gün bir öncekki günden daha iyi olduğuna inanmak ve doktorun tavsiyelerine uymaktır.
--------------------------------------------------------
Kalp Romatizması Nedir? Üst solunum yollarında meydana gelen hastalıklardan sonra eklemlerde oluşan iltihaplanma ile gelişen romatizmanın kalbe ulaşıp kalp kapaklarında da iltihaplanmaya neden olması ve bu iltihap nedeniyle kalp kapaklarının daralması ve yetersizliği durumuna Kalp Romatizması denir.

Kalp Romatizması Nedenleri: En önemli nedeni Bademcik, boğaz gibi üst solunum yollarında ve eklemlerde iltihaplanmaya neden olan bakterilerden kaynaklanan romatizmanın tedavi edilmemesi ile kalp kapakçıklarına kadar ulaşmasıdır.

Kalp Romatizması Belirtileri: Kalp Romatizmasının başlıca belirtileri ayaklarda morarma ve şişlikler, yorgunluk, el ve ayakların üşümesi, nefes darlığı, kuru öksürük, sık sık soğuk alma olarak sayılabilir.

Kalp Romatizması Tedavisi: Tedavi, uzman doktor tarafından yapılacak muayene, tahlil ve ultrason neticesinde elde edilecek bulgulara göre romatizmanın ne kadar ilerlediği belirlenerek yapılır. Hastalık, tedavi edilmedi takdirde giderek ilerlediği için ihmal edilmemelidir.
-------------------------------------------------------
Halk arasında kalp romatizması olarak adlandırılan akut romatizmal ateş hastalığının tüm dünyada çocukluk ve erişkinlik döneminde görülen edinsel kalp hastalıklarının en sık sebebi olduğunu belirten Doç. Dr. Aziz Karabulut, tedavi edilmemiş boğaz enfeksiyonlarının yaklaşık 3 hafta sonra akut romatizmal ateş tablosu ile geliştiğini kaydetti.

Toplu halde yaşanan okul, yurt, askeri birlik gibi yerlerde bu enfeksiyonun yaygın ve çok ağır şekilde seyrettiğinden, bu yerlerdeki yetersiz tedavi akut romatizmal ateşin gelişmesi ihtimalini artırabileceğini söyleyen Memorial Diyarbakır Hastanesi Kardiyoloji Bölümü Uzmanı Doç. Dr. Aziz Karabulut, akut romatizmal ateş hakkında uyarılarda bulundu.

"BOĞAZ ENFEKSİYONLARI HASTALIĞI HIZLANDIRIR"
Endüstrileşmiş ülkelerdeki erken tanı ve yeterli tedaviler sayesinde akut romatizmal ateşin gelişme olasılığı ve buna bağlı kalp kapak hastalıkları eskiye oranla oldukça azalmış durumda olduğunu söyleyen Doç. Dr. Karabulut, gelişmekte olan ülkelerde bu durumun halen önemli bir sağlık sorunu olmaya devam ettiğini dile getirdi. Akut romatizmal ateş tablosunun en sık görülen bulgusunun büyük eklemlerdeki ağrı, şişlik ve kızarıklıktan oluşan artrit tablosu olduğuna dikkat çeken Karabulut, oldukça ağrılı seyreden bu eklem tutulması tablosunun genellikle hastalık kalıntısı bırakmadan iyileştiğini söyledi.

Karabulut, daha az görülen diğer bulguların ise kalbin etkilendiği göğüs ağrısı, nefes darlığı ve çarpıntı gibi şikayetler ile kendini gösteren kardit tablosu, geç dönemde görülen beyin ve santral sinir sisteminin etkilenmesi ile oluşan (korea) tablolar ve bazı cilt bulguları tabloları olduğunu kaydetti. Karabulut, her ne kadar eklemlerin etkilenmesi ile oluşan artrit vücutta hasar bırakmadan iyileşiyor olsa bile, kalp ve beyin tutulması sonrası kalıcı hasar görülebileceğini söyledi.

Kalp tutulumu tüm akut romatizmal ateş geçiren hastaların yüzde 50 kadarında görüldüğünü belirten Karabulut, kalp tutulumu gelişen hastaların da yaklaşık olarak yüzde 70'inde ileriki yıllarda daha belirginleşerek kalp kapak hasarlarının ortaya çıkacağını dile getirdi. Karabulut, "Enfeksiyonun görülme yaşları genellikle çocukluk dönemidir. Erken dönemdeki sıkıntılar geçtikten sonra hastaların uzun bir süre herhangi bir şikayeti olmaz. Kapak harabiyetine bağlı nefes darlığı, çabuk yorulma çarpıntı gibi şikayetler orta yaşlarda ortaya çıkmaya başlar. Buradan da anlaşılacağı gibi bu hastalık oldukça yavaş ilerleyen bir karaktere sahiptir.

Ancak sık tekrarlayan boğaz enfeksiyonu atakları hastalığın seyrini hızlandırıp daha erken yaşlarda şikayetlerin ortaya çıkmasına sebep olabilir. Bu önemli nokta hastaları, sık hastalanmadan korumanın gerekliliğini ortaya koymuştur. Bu amaçla tüm dünyada uygulanan en önemli korunma yöntemi 28 günde bir uygulanan koruyucu iğnelerdir. Bu, tedavinin şekli, dozu ve uygulanma süresi ise pek çok faktörün birlikte değerlendirilmesi sonrası hekim tarafından kararlaştırılan bir durumdur. Çocukluk çağlarındaki boğaz enfeksiyonlarının erken tanı ve yeterli tedavisi, toplu yaşanan yerlerde yeterli korunma önlemlerinin alınması, akut romatizmal ateşin gelişme ihtimalini azaltacaktır. Akut romatizmal ateşe yakalanan hastalarda erken tanı ve tedavi, uygun süre ve dozda yapılacak olan koruyucu tedaviler, ileride gelişebilecek olan kapak harabiyetinin gelişme oranını ve erkenden kapak hasarına bağlı müdahale gereksinimini azaltacaktır" dedi.
-------------------------------------------------------------

Yorumlar