Kalp Yetmezliği

Kalbin sağ, sol veya her iki karıncığının; içindeki kanı, her vuruşunda muntazaman boşaltamaması şeklinde ortaya çıkar. Üç şekilde görülür. Sol Kalp Yetmezliği : Hastada nefes darlığı ve kuru öksürük vardır. Geceleri daha zor nefes alır. Çarpıntı, baygınlık ve terleme görülebilir. Buna kalp astımı adı verilir. Nedeni; aort veya mitral kapaklarının hastalanması veya koroner rahatsızlığıdır.
---------------------------------------------
Kalp Yetmezliği: Nedenleri, belirtileri, tanısı ve tedavisi
YAZAN: DR. BERAT ENGIN, HASTALIKLAR, 23 YORUM YAPILDI
Teletıp.com Amerikadan Uzaktan İkinci Görüş Sağlık Hizmetleri
KALP YETMEZLİĞİ

Vücudumuz için gerekli oksijeni ve besini taşıyan kan, kalp sayesinde vücuda dağılır ve dokulara ulaşır. Bunu da bir pompa vazifesi görerek yapar. Kalp yetmezliğinde ise kalp çalışmaya devam eder, ama yeterli miktarda kanı dokulara ulaştıramaz. Tedavi edilmesi gereken çok önemli bir hastalıktır. Kan akımının azalması sonucu kalbin kasılma yeteneği kaybolur. Kasılamayan kalp, kanı pompayalamaz. Kalbin, vücudun ihtiyacını karşılayacak düzeyde kanı pompalayamamasına kalp yetmezliği denir. Bu sorun başka ciddi hastalıklara yol açabilir. Dokulara yeterli kan ulaşmadığı için oksijen de ulaştırılamaz. Kan akımındaki yetersizlik sonucu kan damarlarda birikir. Kalp kası zayıflamaya başlar ve böbrek su ve tuz tutulumunu artırır. Kol, bacak ve akciğer gibi organlarda sıvı birikimi sonucu kalp yetmezliği ortaya çıkar.

KALP YETMEZLİĞİNİN NEDENLERİ

Kalp yetmezliği kalbi etkileyen çeşitli hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkar. Kalp kasında meydana gelen rahatsızlıklar, kalbin kanı pompalama güçlüğü, kalp damar hastalıkları, tansiyon yüksekliği (hipertansiyon), kalbin kapaklarında sorun olması, alkol kullanımı, kalp yetmezliğine neden olurlar.

Damar sertleşmesi sonucu damarın esnekliği kaybolur. Sertleşmiş bir damara da kan pompalamak güçtür. Bu da kalbin yetersiz çalışması demektir. Damar sertliğinin bir başka etkisi de kalbe gelen kanın ve oksijenin azalmasına neden olmasıdır.



Kalp kasında iltihap oluşması ve tiroid bezinde fazla miktarda hormon salgılanması(hipertiroidi) kalp yetmezliğine yol açabilir. Kalp kasında hasar çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar (kardiyomiyopati).

Kalp krizinde kalp damarının tıkanıklığı söz konusudur. Sonuçta o damarın beslediği kas tabakası ölür. Kalp krizi sonucu hasta yaşayabilirse o yerde kasılmayan kas tabakası meydana gelir. Bu da kalp yetmezliğine yol açar.

KALP YETMEZLİĞİ BELİRTİLERİ

Hastalığın belirtilerini bilmek hastalığın ağırlaşmadan düzeltilmesi bakımından çok önemlidir. Bazı bulgular bize kalbin yetersiz kalmaya başladığını söyler. Bu bulgular:

Göğüste ağrı,
Kesik kesik nefes almak,
Halsizlik, yorgunluk, çabuk yorulma,
Basit hastalıklara (nezle, soğuk algınlığı gibi) direnç gösterememek,
Ayak bileklerinin şişmesi,
İştah azalması nedeni ile kilo kaybı,
Sık sık idrara çıkmak,
Kalbin ritminin bozulması ve hızlı kalp atışı,
Akciğerlerde kan birikmesi
Bu bulgular başta hiçbir belirti olmadan aniden şiddetli bir güç harcandıktan sonra ortaya çıkmaya başlar. Hasta (hasta olduğunun hala farkında değilken) yokuş ya da merdiven çıkarken zorlanır. Sağlıklı gibi görünse de sık sık dinlenmek zorunda hisseder. Çok yorulduğu bir günden sonra ayak bileklerinde şişlik(ödem) oluşur. Bu şişlik sabah saatlerinde iner, ve ilk başlarda hafif seyreder. Sonraları şiddetlenmeye başlar, ve hastanın el, ayak, ve yüzünde morarmalar meydana gelir. Çok basit hareketlerde bile nefes almada güçlük çeker. Kan dokulara yeterince ulaşmadığından morarma da gittikçe artar. Bununla beraber akciğerde kan birikimi oluşabilir. Kalp yetmezliği nefes darlığı ya da yatarken nefes almada güçlükle kendini belli eder. Gıcık tarzında öksürüğe yol açar. Ancak kalp yetmezliği muayene ve yapılan testler sonucu anlaşılabilir. Bazen kalp yetmezliği olduğu halde hiçbir belirti olmayabilir.

KALP YETMEZLİĞİ TANISI NASIL KONUR?

Öncelikle hastanın sigara, alkol, ilaç kullanıp kullanmadığı hakkında bilgi alınır ve daha sonra kalp yetmezliğini belirlemede bazı testler yapılır. Bu testler sonucunda kalbin bir kasılmada pompaladığı kan miktarı ve kalple akciğerin vücuda nasıl oksijen sağladığına bakılır. Ayrıca hastaların egzersiz sırasında sarfettiği oksijen miktarını öğrenmek için efor kapasitesine bakılır. Bu da kalp -akciger egzersiz testleri ile sağlanır.

Kişinin günlük yaşam şartlarına göre kalp hastaları şu şekilde sınıflandırılır:

Sınıf 1′deki kalp hastaları için hiç bir sınırlama yoktur. Fiziksel bir aktivite sonrasında herhangi bir kalp rahatsızlığı belirtisi (çarpıntı, nefes almada güçlük gibi) görülmez.
Sınıf 2′dekiler için az miktarda kısıtlama vardır. Göğüste ağrı, çarpıntı, nefes darlığı görülebilir. Fakat hasta istirahat halinde hiç bir sorun yaşamaz,
Sınıf 3 kalp hastalarında belirgin bir sınırlama vardır. Hafif bir fiziksel aktivite sırasında bile belirtiler ortaya çıkar,
Sınıf 4 hareketi rahat bir şekilde yapamaz. Çok az bir fiziksel aktivite sırasında veya istirahat halinde de belirtiler görülür.
KALP YETMEZLİĞİ TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?

Kalp hastalarında doğru beslenme çok önemlidir. Bunun için yemek miktarını azaltmak gerekir. Hastaya sulu besinler önerilir. Çünkü katı besinlerin sindirimi daha uzun sürer ve bu besinler kalbin yükünü artırır. Bu nedenle besinler iyi çiğnenmeli ve gerekenden fazla yemek yemekten kaçınılmalıdır. Yağ ve tuz alımını da önemli miktarda azaltmak gerekir. Tuz, vücutta su tutumunu arttırdığı için vücuttaki şişliğin azalmasını engeller. Eğer tuz az alınırsa idrarla su atımı artar ve böylece şişlik (ödem) azalır. Böylece kalbin yükü azalır.

Tedavinin başarılı olması için hasta mutlaka sigarayı bırakmalıdır. Çünkü sigara kalp kasına oksijen gitmesini engeller ve kas dokusu beslenemez. Kalp yetmezliği olan hastalar dinlenmek zorundadır ve ağır güç gerektiren yorucu işlerden uzak durmaları gerekir. Ama nasıl ki hareketsiz yaşam süren bir insan güç ve kondisyon kaybı yaşıyorsa kalp kası da güç kaybeder. Bunu önlemek için doktor kontrolünde egzersiz programı uygulanmalıdır.

Bir diğer tedavi de ilaçla yapılır. Genellikle digoxin, diüretikler ve ACE inhibitörleri kullanılır. Digoxin sayesinde kalbin kanı pompalama gücü arttırılır. Digoxin kalbin atım düzenine de katkı sağlar. Diüretikler su ve tuzun vücuttan idrar yoluyla atılmasını sağlar ve böylece şişlikler azalır. ACE inhibitörleri damarları gevşetir ve kan akımını sağlar. Böylece fazla kan etkili şekilde pompalanır.

KALP YETMEZLİĞİ OLAN HASTALAR NELER YAPMALIDIR?

Derhal sigara, alkol, madde kullanımını bırakın,
İdeal kilonuzda olmaya çalışın fazla yemekten kaçının,
Şekerinizi ve koleserolünüzü düzenli olarak ölçtürün ve kontrol altında tutmaya çalışın,
Tuz alımını azaltın,
Gerekirse çok yorulmayacak şekilde doktorunuz öneriyorsa spor yapın,
İlaçlarınızı aksatmayın, düzenli olarak kontrole gidin,
Ağrı kesicilerden uzak durun,
Diyetinize dikkat edin,
Kendinizi aşırı yormayın.
Unutmayın ki yaptığınız ve yapacağınız herşey sizin ömrünüzü belirlemede önemlidir. Herşey sizi biraz daha fazla ve kaliteli yaşatabilmek için….
-----------------------------------------------------
Konjestif kalp yetmezliği (CHF), kalbin vücudun ihtiyaçlarını karşılayabilecek kadar kan pompalayamamasıdır. CHF, Amerika Birleşik Devletleri’nde hastalık ve sakatlığın ana nedenlerinden bir tanesi ve 65 yaş üzerindeki kişilerin hastaneye yatırılmasının ana sebebidir; her yıl 40,000 fazla kişinin ölümüne neden olur. CHF, Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık olarak 5 milyon kişiyi etkilemektedir ve sayı özellikle yaşlı insanlar arasında giderek artmaktadır.

Amerika Birleşik Devletleri’nde kalp krizinden kaynaklanan ölümlerin azalma¬sına rağmen, kalp yetmezliğinden kaynaklanan ölümler artmaktadır. Ancak son on yılda, tedaviler gelişmiştir (iyileşmiştir).

Kalp yetmezliğinde, sol ventrikül (karıncık) (ve bazen de sağ ventrikül (karıncık)) pompa görevini yapamamaya başlar. Sol ventrikülün (karıncığın) görevi, oksijen açısından zengin kam tüm vücuda (akciğerler hariç) pompala¬maktır. Sağ ventrikülün (karıncığın) görevi, oksijen açısından fakir kanı, oksijen açısından zenginleştirilmesi için akciğerlere pompalamaktır. Bu pompanın işlememesi bazı semptomlara neden olur.
Kalp kasını etkileyen birçok hastalık CHF’ye neden olabilir. Bu hastalıklardan en yaygın olanlar koroner arter hastalığı, kardiyomiyopati , yüksek kan basıncı (tansiyon) ve kalp kapakçıkları hastalıklardır .

Baza doktorlar CHF’yi doğru teşhis etmezler ya da yeterince agresif bir şekilde tedavi etmezler. Eğer size CHF teşhisi konulmuşsa fakat tedaviden sonra iyileşme göstermiyorsanız, başka bir doktora gidiniz. En modern ve en etkili tedavi uygulanmıyor olabilir. Doğru bir tedaviyle, çoğu kişinin semptomlar iyileşir.

SEMPTOMLAR
Sol ventrikül (karıncık) vücudun tüm ihtiyaçlarını karşılamak için yeterince kan pompalayamadı ğından, birçok organ görevini doğru olarak yapmamaya başlar. Beyin, böbrekler ve kaslardan yeterli kan akışının olmaması, örneğin güçsüzlüğe ve halsizliğe neden olur.
Aynı zamanda, sol ventrikülün (karıncığın) görevini yerine getirememesi, kanm dolaşım sisteminden sol ventriküle (karıncığa) geri dönmesine yol açar: Kan önce akciğerlere, sonra da sağ ventriküle (karıncığa) döner. Eğer sağ ventrikül de (kanncık da) görevini yerine getiremiyorsa, bu da kanın, kanı sağ ventriküle (karıncığa) boşaltan venlere (toplardamarlara) gitmesine neden olur.

Kan akciğerlere geri gittiğinde nefes almak zorlaşır. En kötüsü, dinlenirken bile çok nefessiz kalırsınız. Kan venlere (toplardamarlara) geri gittiğinde de, venlerden (toplardamarlardan) dokulara sıvı sızmaya başlar ve bu da şişmeye neden olur. Bacaklarınız gibi bazı bölgelerde şişme görebilirsiniz.

Şişme aynı zamanda başka bölgelerde de sıklıkla meydana gelir: Akciğerlerin etrafındaki boşlukta , karında ve akciğerde. Vücudu¬nuzda sıvı biriktiğinde, kilo alırsınız.

Konjestif Kalp YetmezliğiKonjestif kalp yetmezliğinin semptomları hafif ya da şiddetli olabilir ve yavaşça ya da aniden gelişebilir. Bunların tamamı, kalbin ne kadar hızlı ve ne derece kötü bir şekilde yetersizleşmeye başladığına bağlıdır.
Diğer organların kalp yetmezliğine verdikleri tepkiler de kalp yetmezliğinin semptomlarım şiddetlendirebilir. Örneğin böbrekler, tuz ve su tutarak düşük kan akışına tepki verirler. Bu, kalbin yükünü arttırır ve şişme ile kilo almaya da katkı sağlar.CHF, aktivitelerinizin ne kadar sınırlandığına göre dört katego¬riye ayrılır. CHF 1 kategorisinde, herhangi bir semptomun farkına varmadan sıradan fiziksel aktiviteleri yapabilirsiniz.

CHF 2, orta dereceli aktiviteleri yaparken nefessiz kalmaya ya da diğer rahatsızlıklara neden olur fakat hafif aktiviteler yaparken ya da dinlenirken semptomlar görülmez. CHF 3, herhangi bir fiziksel aktivitenin semptomlara neden olacağı anlamına gelir.Kalp yetmezliğinin en ileri düzeyi olan CHF 4, dinlenirken bile nefessiz kalkmaktan ve halsizlikten muzdarip olacağınız ve uzanırken (yatarken) nefes almakta zorlanabileceğiniz anlamına gelir.

TEDAVİ SEÇENEKLERİ
Özellikle şiddetli olduğunda, doktorunuz fiziksel muayene aracılığıyla CHF’yi genellikle saptayabilir. Doktor kanın akciğerlere geri döndüğünü fiziksel muayeneyle saptayamamış olsa bile Bir göğüs röntgeni bunu gösterebilir.

Bir ekokardiyogram, kalbin ne derece etkili bir şekilde pompalama yaptığına dair daha doğru (kesin) bir ölçü verebilir. Dolaşım sistemine pompalanan (ejeksiyon) ventriküllerdeki (kanncıklardaki) kan miktan (fraksiyon) enjeksiyon fraksiyonu olarak adlandırılır. Enjeksiyon fraksiyonu %50′den az olduğunda, anormal olarak nitelendirilir.Kalp yetmezliğiyle savaşmada kendinize dikkat etmeniz çok önemlidir. Yapabileceğiniz en önemli üç şey şudur:

Tuzlu yiyeceklerden kaçınınız. Tuz, sıvı tutmanıza neden olur ve sıvı tutulması, kalp yetmezliğini kötüleştirebilir. Çoğu konserve yiyecek ve hazır yiyecekler gibi tuzlu olduğu aşikar olan yiyeceklerden uzak durunuz. Ayrıca, yiyeceklerinize tuz eklemeyiniz.

Düzenli olarak tartılınız. Kalp yetmezliğinden kaynaklanan sıvı tutulması, kilo almanıza neden olur. Düzenli olarak tartılmanız ve kilonuzu yazarak not etmeniz çok önemlidir. Her gün aynı zamanda, örneğin ilk yaptığınız şey olarak, hafif kıyafetlerle ve ayakkabısız olarak tartılmaya çalışınız.
Ayakta durmayınız ve ayaklarınızı kaldırarak oturunuz. Sıvı tutulumu en çok bacaklarda oluşur çünkü yer çekimi vücudunuzdaki sıvıyı aşağı doğru çeker. Mümkün olduğunca ayakta durma sürenizi azaltınız.

Otururken, ayaklarınızı bir tabureye ya da sandalyeye koyarak destekleyiniz. Bu, bacak dokularındaki sıvının kana, oradan böbreklere gitmesine ve idrar olarak vücuttan dışan atılmasına yardımcı olur.
Kalp yetmezliği için güçlü (etkili) ilaçlar mevcuttur. En yaygın olarak kullanılan ilaçlardan bazıları şunlardır:

Diyüretikler (idrar söktürücüler), böbreklerinizin daha çok idrar üretmesine neden olur ve bu da çok fazla su tutmanızı (neden olacağı tüm komplikasyonlarla birlikte) engeller. Diyüretiklerin (idrar söktürücülerin) farklı etkilerde (güçlerde) olardan mevcuttur. Tiazidler olarak adlandırılan daha hafif diyüretikler (idrar söktürücüler) genellikle yeterli olur. Yaygın olarak kullanılan ve daha güçlü olan bir diyüretik (idrar söktürücü) furosemiddir. Eğer kullandığınız diyüretik (idrar söktürücü) dozu çok güçlüyse, çok fazla idrara çıkar ve su kaybedersiniz.

Ayrıca, hem tiazidler hem de furosemid, idrarınıza potasyum geçirerek vücudunuzun potasyumsuz kalmasına neden olur. Bunu önlemek için potasyum açısından zengin yiyecekler ve içecekler (muz ve portakal suyu gibi) tüketiniz; potasyum hapları ya da sıvı potasyum ilaçlan alınız ya da böbreklerinizin potasyum kaybetme eğilimini önleyen ilaçlar kullanınız. Doktorunuz, doğru miktarda diyüretik (idrar söktürücü) kullandığınızdan ve vücudunuzdaki potasyum seviyesinin normal olduğundan emin olmak için sizinle bir plan üzerinde çalışacaktır.

Anjiyo tansin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörleri,kalbin yükünü hafifletir. Kalp yetmezliği tedavisinin önemli bir kısırımı oluştururlar. ACE inhibi¬törleri, kandaki potasyum seviye¬sinin artmasına neden olabi¬lirler; bu, diyüretiklerin (idrar söktürücülerin) etkisinin zıttıdır. Özellikle böbreklerinde daralmış arterler (atardamarlar) bulunan kişiler olmak üzere bazı kişilerde ACE inhibitörleri bir dereceye kadar böbrek yetmezliğine neden olabilir. Bu nedenlerden ötürü, doktorunuz düzenli olarak kan testleri yapacaktır.

Yeni bir gaip ilaç, anjiyo tansin reseptör antagonistleri, de ACE inhibitörlerine benzer şekilde etki gösterir ve CHF için değerlendirilmektedir.Vazodilatörler (damar genişleticiler), ACE inhibitörleri gibi kalbin yükünü azaltmak için çalışan birçok ilaçtan biridir. Uzun süre etkili nitratlar olan hidralazin ve prazosin içerirler ve ACE inhibitörlerini kaldıramıyorsanız (tolere edemiyorsanız) kullanılabilirler.

Digitalis (yüksük otu), bitkilerden elde edilen ve yüz yıllardır kullanılan doğal bir ilaçtır. Kalbin kasılmasını kuvvetlendirir. Kanınızdaki digitalis seviyesi düzenli olarak ölçülmelidir çünkü anormal derecede yüksek seviyeler kalp bloğuna ve anormal kalp ritimlerine (ritim bozukluğuna) neden olabilir.

Beta blokörler, adrelaninin ve kalbin daha hızlı atmasına neden olan bununla ilgili maddelerin etkilerini azaltır. Yıllarca, konjestif kalp yetmezliğinin tedavisinde beta blokörierin kalbin pompalama yapma kuvvetini daha çok azaltacağı kaygısıyla bunları kullanmaktan kaçınılmıştır. Daha yakın zamanlarda, beta blokörierin hasardan çok fayda sağladıkları bulunmuştur. En güçlü kanıt carvedilol olarak adlandırılan yeni bir beta blöker için mevcuttur.

Yorumlar