"Prostat kanserinde yanlış tanıyla gereksiz ameliyatlar yapılıyor"

CİHAN - ANTALYA
Türk Radyoloji Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Ahmet Tuncay Turgut, prostat kanserinde tanı konma aşamasında kullanılan yanlış yöntemler nedeniyle bazı hastalara gereksiz tedavi ve ameliyat yapıldığını savundu.

Antalya'da devam eden Türk Radyoloji Derneği 34. Ulusal Türk Radyoloji Kongresi katılan Dernek Genel Sekreteri Doç. Dr. Ahmet Tuncay Turgut, prostat kanserinin tanısında son dönemde geliştirilen yöntem hakkında bilgi verdi. Bu yöntemde hastanın ilk olarak 'multiparametrik MR' adı verilen yeni bir teknikle MR’ının çekildiğini belirten Turgut, elde edilen görüntülerin özel yazılımlarla değerlendirilmesi sonucunda prostat bezinde kanser şüphesi olan alanların belirlendiğini kaydetti. Prostat kanserinin türleri olduğunu belirten Turgut, MR görüntüleriyle üç boyutlu ultrason görüntülerinin birleştirilerek yeni bir biyopsi tekniği sayesinde prostat kanseri kolaylıkla saptanabildiğini kaydetti. Yeni tanı sistemiyle 70 yaş üzerindeki hastalarda ameliyat yapılmasına gerek kalmayabileceğini belirten Turgut, yeni sistem hakkında şunları söyledi: "Burada çok önemli bir konu da prostat kanserinin her tipinin tedavi gerektiriyor olmaması. Özellikle belli kanser tipleri tedavi edilmeyip sadece kontrollerle yetinilse bile hastaya önemli bir zarar vermiyor. Ancak halihazırda yapılan uygulama ile herhangi bir hastadaki kanser türünün hangisi olduğunu belirlemek mümkün olmayabiliyor. Bu nedenle bir çok hastaya gereksiz ameliyatları da kapsayan uygun olmayan tedavi yöntemlerinin uygulandığını söyleyebiliriz. Daha önce bahsettiğim MR çekimi sayesinde hangi kanserlerin daha ölümcül olup mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini saptamak mümkün olabiliyor. Tümörün yerini tam olarak belirleyebilen yöntem sayesinde ultrason eşliğinde rastgele alınan çok sayıda parça yerine 1-2 örnek alınması bile yeterli. Ayrıca MR ile kanserin görüntülenmesinde sağlanan başarı sayesinde MR çekimiyle prostatında anormal bulgu saptanmayan hastalarda biyopsi yapılması gerekliliği ortadan kalkabiliyor. Kadınlarda meme kanseri taramasına yönelik olarak mamografinin kullanılmasına benzer şekilde yakın gelecekte erkeklerde de prostat kanseri tanısına yönelik olarak manyetik rezonans görüntülemenin kullanılmasının gündeme geleceğini düşünüyoruz.""36 ERKEKTEN BİRİ PROSTAT KANSERİ NEDENİYLE HAYATINI KAYBEDİYOR" Prostat kanseri üzerine yapılan araştırmalar hakkında da bilgi veren Doç. Dr. Ahmet Tuncay Turgut, gelişen hayat standartlarına paralel olarak gelecek 30 yılda 65 yaş üzerindeki erkeklerde kanser vakalarında 3 kat artış olacağını kaydetti. Bu durum ağırlıklı olarak ileri yaş hastalığı olan prostat kanseri için de geçerli olduğunu belirten Turgut, "Prostat kanseri genel olarak orta yaşı geçmiş erkeklerde en sık tanı konan kanser olup tüm kanser vakalarının yüzde 11'inden ve kanserden ölümlerin yüzde 9'undan sorumludur. Çok çarpıcı bir veriyle devam etmek gerekirse, yapılan araştırmalar her 6 erkekten birinin yaşamı boyunca prostat kanserine yakalanacağını göstermiştir. Prostat kanseri tüm dünyada erkeklerde kansere bağlı ölüm nedenleri arasında akciğer kanserinden sonra ikinci en sık sorumlu tutulan neden durumundadır. Bu çerçevede her 36 erkekten birinin prostat kanseri nedeniyle hayatını kaybettiği düşünülmektedir. Tüm dünyada yılda yaklaşık 900 bin hasta prostat kanseri tanısı alırken, her yıl 258 bin hasta prostat kanseri nedeniyle hayatını kaybetmektedir." diye konuştu. Turgut, hastalığa yakalanma oranları mevcut şekilde devam etmesi durumda, 2030 yılında dünyada her yıl 1,7 milyon yeni olgu ve 500 bin ölüm görüleceği tahmin ettiklerini ifade etti. CİHAN

Yorumlar