Sağlık Bakanlığı Lisans Tamamlama Protokolü

Bilindiği üzere Sağlık Bakanlığı ve YÖK, sağlık çalışanlarının lisans tamamlayabilmesinin önünü açan protokolü yaz başlarında karşılıklı mutabakat ile imzaladı. Mutabakat imzalandığında tüm sendikalar “biz mücadele ettik ve kazandık diye, konuyu üyelerine duyurmuş, protokolü sahiplenmişlerdir. Sözde çok mücadele eden, protokole ulaşmak için bile uğraş vermekten uzak sendikaların elinde bulunmayan lisans tamamlama programının protokolünü, yazımız ekinde siz değerli takipçilerimizin bilgisine sunuyoruz.

Sağlık çalışanlarına tanınan lisans tamamlama programı, sağlık çalışanlarının eğitim seviyesinin yükseltilmesinin yanında, sağlık hizmet kolunda faaliyet gösteren sendikalara da turnusol görevi görmüş, sendikaların söylemleri ve icraatları hakkında daha net bilgi sahibi olmamıza yardım etmiştir.

Lisans tamamlama konusunda Sağlık Bakanlığı çalışanının eğitim seviyesini yükseltmek adına istekli davranmıştır. Kendi sorumluluk alanının sonuna kadar takipçisi olmuş, YÖK ile protokolün imzalanmasında başat rol oynamıştır. Yayınladığımız protokol metninin 12. Maddesinin 5. Fıkrasında da görüleceği üzere Lisans tamamlama programının 2013-2014 yılında başlamasını, imzalanan protokol metnine ekletmiş, konu üzerinde çalışılmak üzere topu YÖK’e bırakmıştır. Maalesef protokol gerek YÖK kanadının yavaşlığı, gerekse konunun takipçisi olması gereken Sendikaların ilgisizliği sebebiyle 2013 yılına yetiştirilememiş, çalışanların bir senelerinin heba edilmesi sadece seyredilmiştir.

Protokolün Bakanlık aşamasından sonra gerçekleşen, daha doğrusu gerçekleşmeyen olaylar tam bir ibret vesikasıdır. Konunun gecikme sebebiyle ilgili olarak Sağlık Bakanlığı Eğitim Genel Müdürlüğünde yetkili kişilerle bir dizi görüşme yaptık. Görüşmelerimizde yetkili-yetkisiz, her konuşmasında Lisans Tamamlama için ellerinden gelen çabayı sarf ettiğini söyleyen, basında Lisans tamamlamanın kendi kazanımları olduğunu açıklayan sendikaların, süreç içerisinde ne Bakanlık yetkilileri ile nede YÖK yetkilileri ile bir kez görüşmediklerini üzülerek öğrendik. Sendika yöneticileri dost ve ahbaplarına küçücük bir makam alabilmek için verdiği çabanın onda biri lisans tamamlama için verilmemiştir. Yöneticiler ikbal kaygısıyla, il yönetimlerini dizayn etmek için, illere defalarca ziyaretlerde bulunmaktadır. Gerektiğinde günlerce o ilde kamp kurabilmektedir. Ancak aynı yöneticilerin, yüz binlerce sağlık çalışanını ilgilendiren, çalışanların umutla beklediği lisans tamamlama programı için hiçbir görüşmede bulunmaması, bir telefon görüşmesi yapmaması, deyim yerindeyse parmağını dahi oynatmaması Sağlık Sendikalarının geldiği durumdur, genel durumun özetidir.

Bu ibretlik olayın ardından yaptığımız küçük bir araştırma, hak arama ve sessiz çoğunluğun sesi, yumruğu olması gereken sendikaların, nereden nereye geldiği gerçeğini bizlere göstermiştir. Bir zamanların “haklar verilmez, alınır” diye haykıran sendikaları, “verilen haklar ustalıkla ve laf cambazlığıyla sahiplenilir” rehavetindedir. Sendika kurucu başkanları bir dava, bir yuva olarak gördüğü sendikalarda, zor şartlarda hak ve fikir savunuculuğu yapmıştır. Üyelerin hakkını emanet, aldığı yetkiyi ve taşıması gereken değerleri sorumluluk olarak sahiplenmişlerdir. Gösterdikleri erdem ve taşıdıkları değerleriyle de tarihe geçmişlerdir.

Bu sağlam temeller ve miras üzerine yerleşen yeni nesil sendika yönetimleri, her üye adına gelen ve devlet tarafından ödenen emeksiz aidat ile lüks ve konfora çok çabuk adapte olmuştur. Lüks ve konforu koruma ve devam ettirme, hatta ömür boyu sahip olabilme hırsı ve önceliği, üye hak ve menfaatlerini, kurum içi demokrasiyi ikinci plana itmiştir. Sendikaların gücü ve enerjisi bu yollarda heba edilmektedir.

Bizim ulaştığımız bilgiler, üyelere çalışma yapıldığı söylenen birçok konu hakkında hiçbir çalışmanın yapılamadığıdır. Yapılan üç beş dakikalık ziyarette, dostlar alışverişte görsün hesabına konular dile getirilmekte, konunun takipçisi olunmamaktadır. Talep listesine akla gelen ne varsa yazılmakta, has bel kader yazılanlardan birisi gerçekleştiğinde “biz istedik oldu” başlıkları ile çarşaf çarşaf yapılmakta, çalışanlar tamamen aldatılmaktadır. Yazık. Sendikaların geldiği, getirildiği bu durum çok ağır vebaldir. Bunun vebali Sendika genel merkezlerinindir, genel merkezi seçen delegelerin, o delegeyi seçen üyelerindir. Kralların çıplak olduğunu görmenin vakti gelmiş, geçmektedir.





      




Lisans_Tamamlama ile ilgili daha önceki haberlere  ulaşmak için  tıklayınız.

kaynak:www.umke.org

Yorumlar

  1. adi sendikalar ne işe yarıyoki zaten

    YanıtlaSil
  2. okutyamıorum özeti yokmu

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

YORUMLAMA BİÇİMİNİ ''ADI/URL'' OLARAK SEÇİN,URL KISMINI BOŞ BIRAKABİLİRSİNİZ.