Dünya Prostat Haftası

Türk Radyoloji Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Turgut: Her yıl 36 erkekten biri prostat kanserine yenik düşüyor.

''Mevcut artış trendinin devam etmesi durumunda 2030'da dünyada her yıl 1,7 milyon yeni olgu ve 500 bin ölüm görüleceği düşünülmektedir''
 
Türk Radyoloji Derneği Genel Sekreteri ve Avrupa Ürogenital Radyoloji Derneği Prostat Kanseri Çalışma Grubu Üyesi Doç. Dr. Ahmet Tuncay Turgut, her yıl 36 erkekten birinin prostat kanserine yenik düştüğünü bildirdi.
 
17-23 Eylül Dünya Prostat Haftası dolayısıyla yazılı açıklama yapan Turgut, manyetik rezonans görüntüleme ve multiparametrik manyetik rezonans teknolojisinde son dönemde kaydedilen gelişmeler sayesinde prostat kanserinin kolaylıkla saptanabildiğini ve tümörün davranış özelliklerinin belirlenebildiğini belirtti.
 
Yaşam beklentisinin artmasına paralel olarak özellikle 65 yaş üzerinde olmak üzere gelecek 30 yıl içinde kanser vakalarında 3 kat artış meydana geleceğinin hesaplandığını ifade eden Turgut, bu durumun prostat kanserinde de geçerli olduğunu bildirdi.

Video: Prostat Kanseri
 
Turgut, prostat kanserinin genel olarak orta yaşı geçmiş erkeklerde en sık tanı konan kanser türü olduğuna dikkati çekti. Bu hastalığın tüm kanser vakalarının yüzde 11'inden ve kanserden ölümlerin yüzde 9'undan sorumlu olduğunu kaydeden Doç.Dr. Turgut, araştırmaların her 6 erkekten birinin yaşamı boyunca prostat kanserine yakalanacağını gösterdiğini öne sürdü.
 
 Dünyada her yıl 258 bin hasta hayatını kaybediyor
 
Prostat kanserinin tüm dünyada erkeklerde kansere bağlı ölüm nedenleri arasında akciğer kanserinden sonra en sık sorumlu tutulan ikinci hastalık konumunda olduğunu bildiren Doç. Dr. Turgut, şu bilgiyi verdi:
 
''Bu çerçevede her 36 erkekten birinin prostat kanseri nedeniyle hayatını kaybettiği düşünülmektedir. Tüm dünyada yılda yaklaşık 900 bin hasta prostat kanseri tanısı alırken, her yıl 258 bin hasta prostat kanseri nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Benzer şekilde ABD'de 2012 için öngörülen yeni olgu sayısı 241 bin 740, ölüm sayısı ise 28 bin 170'dir. Mevcut artış trendinin devam etmesi durumunda 2030 yılında dünyada her yıl 1,7 milyon yeni olgu ve 500 bin ölüm görüleceği düşünülmektedir. Prostat kanseri için bilinen en kuvvetli risk faktörü genetik faktörlerdir. Bu nedenle ailesinde prostat kanseri öyküsü olanlar prostat kanseri için risk altındadır. Ayrıca diğer bazı kanser türleri için olduğu gibi prostat kanserinin de batı tipi yaşam tarzı, hazır gıdaların fazla tüketimi gibi alışkanlıklarla artış gösterdiği düşünülmektedir. Genellikle 40 yaşın üstündeki erkeklerde görülen prostat kanseri erken dönemde belirti vermeyip tanı ancak rutin kontroller sırasında yapılan tetkiklerle konulabilmektedir.''
 
Hastalık ''sinsi şekilde'' ilerliyor
 
 Hastalığın sıklıkla ''sinsi şekilde'' ilerledikten sonra geç dönemde kendini gösterdiğini bildiren Ahmet Tuncay Turgut, ''Başlıca belirtiler arasında yer alan idrardan kan gelmesi, meniye kan karışması gibi bulguların varlığı hastalığın ilerlediğini akla getirmektedir. Günümüzde prostat kanseri erken evrede yakalandığında ve doğru tedavi uygulandığında başarı oranı yüzde 90'lara yükselmektedir. Yapılan araştırmalarda tarama yoluyla prostat kanserinden ölüm oranlarının yüzde 30 oranında azaldığı hesaplanmıştır'' ifadelerini kullandı.
 
 Türkiye'de durum
 
Türkiye'de prostat hastalığı verilerinin dünya ile paralellik gösterdiğini ve hastalığın görülme sıklığının yüzde 20 civarında olduğunu belirten Turgut, çalışmalarda ülkede de prostat kanserinde belirgin artış olduğunun belirlendiğini öne sürdü.
 
Doç.Dr. Turgut, prostat kanserinin erkeklerde akciğer kanserinden sonra ikinci sıraya yerleştiğinin anlaşıldığını ifade etti.
 
Turgut, Türkiye'de batı ülkelerinden kısmen farklı olarak erken tanı oranının halen önemli ölçüde düşük olduğunun söylenebileceğini anlatarak, bu durumun ''hastalığa yönelik farkındalığın görece düşük olması'' ve ''özellikle kültürel faktörlerle ilişkili olmak üzere hekime başvurma oranının istenen düzeyde olmamasından'' kaynaklandığını bildirdi. .
 
Turgut, şöyle devam etti:
 
''Prostat kanserinin hasta açısından hangi düzeyde (düşük, orta ve yüksek) risk oluşturduğunun öngörülmesinde/belirlenmesinde ultrason rehberliğinde biyopsi işleminin doğruluk oranları yüzde 50'ler düzeyindeyken bu oran multiparametrik MRG ile yüzde 95'lere yükselmektedir.'' 

Yorumlar