Memurlara ihmalin getirdiği yasaklar kalkıyor. Ancak!

Daha önce bu köşeden ihmalin memurlara bir dizi yasak getirdiğini belirtmiştik. Memur sendikaları toplu sözleşme taleplerini açıklayarak memurlar için yeni haklar ararken önemli bir ihmalin sonucu olarak memurlar eldeki haklarından olmuşlardı. Yani memurlara sessiz sedasız bir dizi yasak faaliyet getirildi ama işten anlayanların dahi haberi yoktu. Ancak, birileri bu işin farkına vardılar ve torbakanun tasarısına bu sorunun çözümüne ilişkin düzenleme koydular. Ancak, yapılmaya çalışılandüzenleme ve düzenlemenin eksik yönlerini izah etmeye çalışacağız.

Sıkıntının kaynağı neydi?

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesinde 650 sayılı KHK ile değişiklikle bazı memurlarabir dizi yasaklar getirilmişti. Buna göre memurların, mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açmaları ile gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir işyerinde veya vakıfüniversitelerinde çalışmaları yasaklanmıştı. Bu değişiklikle de maddenin insicamı bozulacağı için madde metni yeniden yazılmıştı.

650 sayılı KHK’nın 38 inci maddesi, Anayasa Mahkemesinin 2011/113 Esas, 2012/108 Karar sayılı kararı (01.01.2013 tarihli ve 28515 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır) ile iptal edilince ortaya garip bir durumçıkarak 1 Temmuz itibarıyla bazı memurlara bir dizi yasaklar getirilmişti.

Nasıl olduğunu izah edelim

Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra 657 sayılı Kanunun 28 inci maddesi şu şekli almıştır.

‘Ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı:

Madde 28 - Memurlar Türk Ticaret Kanununa göre (Tacir) veya (Esnaf) sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamaz, ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamaz, ticari mümessil veya ticari vekil veya kollektif şirketlerde ortak veya komandit şirkette komandite ortak olamazlar. (Görevli olduklarıkurumların iştiraklerinde kurumlarını temsilen alacakları görevler hariç).

Eşleri, reşit olmayan veya mahcur olan çocukları, yasaklanan faaliyetlerde bulunan memurlar bu durumu15 gün içinde bağlı oldukları kuruma bildirmekle yükümlüdürler.’

Daha önceki metinde yer alan ’Memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri, kamukurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve kanunla kurulmuş yardım sandıklarının yönetim, denetim ve disiplin kurulları üyelikleri görevleri, özel kanunlarda belirtilen görevler ile kurumundan izin alınmak kaydıyla yapılan insani ve sosyal amaçlı gönüllü çalışmalar bu yasaklamanın dışındadır.’ ifadesi iptal edilince ortaya bir dizi yasak çıkmıştı. Bu sorunu bu köşede izah etmiş ve biran önce çözülmesi için de adım atılmasını gerektiğini belirtmiştik. İşte torba kanun tasarısıyla bu sorun çözüme kavuşuyor. Ancak, aşağıda izah edeceğimiz üzere, tasarıda bazı eksiklikler var.

Yeni metin küçük farklarla aynı

Yeni metinde; ‘Memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri, kamu kurumuniteliğindeki meslek kuruluşları ve kanunla kurulmuş yardım sandıklarının yönetim, denetim ve disiplinkurulları üyelikleri ile özel kanunlarda belirtilen görevler bu yasaklamanın dışındadır.’ ifadesine yer verilereksorun çözülmüştür.

Yeni getirilen metin öncekinin hemen hemen aynısı ancak, önceki metinde yer alan ’ile kurumundan izin alınmak kaydıyla yapılan insani ve sosyal amaçlı gönüllü çalışmalar’ ifadesi metinden çıkarılmıştır. Gerekçe olarak ise şu hususa yer verilmiştir: ‘Maddede düzenlenen ’insani ve sosyal amaçlı gönüllü çalışmalar’ ibaresinde belirtilen çalışmalara katılmak için kuruma bildirim yapılmasına ihtiyaç duyulması anlamsızdır, bu bireyin kurum dışı sosyal yaşamının denetlenmesi ve karışılması anlamına gelmektedir.Çalışanlar, kurum yönetimlerinden farklı düşünüp bağımsız hareket edebilirler. Bu düzenleme Anayasada korunan kişi hak ve özgürlüklerine aykırıdır. Bu nedenlerle maddenin tasarı metninden çıkarılması gerekmektedir.’

Yazı devamı için tıklayınız

Yorumlar