Her Hastanede Röntgen Çektirme Devri Bitiyor

Ülkemizde, işçi olsun, esnaf olsun, memur olsun bir sosyal sigortası olan herkesin sağlık giderleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanıyor.

Geçmişte sigortalıların sağlık hizmetleri SSK hastanelerinde ya da Sağlık Bakanlığı’na bağlı Devlet Hastanelerinde verilirdi. Diş, göz gibi birçok tedavi devletçe karşılanmazdı.

İlk derece sağlık hizmeti, çok kısıtlı imkânlarla hizmet vermeye çalışan sağlık ocaklarıydı.

Vatandaşların özel hastanelerde muayene olması düşünülemezdi bile.

Türk filmlerinde fakir olduğundan tedavi olamayan veremli kız klasik bir temaydı.

Dahası ülkemizde en ileri sağlık hizmetleri olmadığından kalp hastalığı, kanser gibi ağır hastalar hep Amerika’ya gitmeye çalışırdı tedavi için Türk filmlerde, tabii bir fabrikatör hayırseverin yardımıyla…

Elbette ki, hastanelerde rehin kalan hastaların görüntüleri de hafızamızdan çıkmadı…

Sağlık Hizmetlerinde Artık Farklı Bir Türkiye Var

Bunların hepsi eski Türk filmlerinde kaldı…

Şimdi durum çok farklı…

SSK hastaneleri kapandı ve tüm kamu sağlık hizmet sunucuları Sağlık Bakanlığı’nın kontrolü altında birleşti.

Sağlık ocakları yerine aile hekimliği sistemi başladı. Evde muayene ve bakım gibi ileri uygulamalar başladı. Diş ve göz gibi tüm tedaviler kamu sağlık hizmetlerinin kapsamına alındı.

SGK sağlık hizmeti üretmeyi bıraktı, bunun yerine kamudan ve özel sektörden sağlık hizmeti satın almaya başladı.

Dahası, artık Amerika’da en son teknoloji sağlık hizmeti olarak ne varsa ülkemizde de o var. Mikrocerrahiden kalp ameliyatlarına, lazerli teknolojiden nanoteknolojiye kadar tüm sağlık hizmetleri artık ülkemizde de sunuluyor.

Artık asgari ücret alan bir vatandaş bile en ileri kalp ameliyatını olabiliyor, kanser tedavisi olamadığı için ölüme mahkum olmuyor.

Hastanede rehin kalan hasta görüntüleri geçmişte kaldı.

Herşey Güllük Gülistanlık mı?

Elbette ki yeni sistemin ciddi sorunları da var.

Vatandaşların sağlık hizmeti alabildikleri kamu sağlık hizmet sunucuları arttı artmasına da, katkı payı, ilaç katılım payı, kutu bedeli derken vatandaşın ödediği tutarlar bitmiyor.

İlave bedeller yüzünden eczaneden ilacını alamayan vatandaşların görüntüsünü görüyoruz.

Dahası özel sağlık hizmet sunucularında da ciddi sıkıntılar var.

Özel hastanelerin SGK’nın kendilerine gönderdiği hastaları sık sık süistimal ettikleri, fazla ilave ücret aldıkları şikayetleri ayyuka çıkmış durumda.

Özel hastaneye giden vatandaşlar gereksiz tıbbi tetkik ve tahlil yaptırıldığından, tıp biliminden çok ekonomi biliminin kuralları ile hareket edildiğinden yakınıyor.

Dürüst çalışan özel hastaneler yanında çetrefilli yollara tevessül edenler de var. Bazen vatandaşın almadığı sağlık hizmetleri alınmış gibi SGK’ya fatura ediliyor. Bazen bir ameliyatta kullanılmayan ya da kullanılandan fazla tıbbi malzeme kullanılmış gibi gösteriliyor. Gün geliyor, vatandaşın olmadığı katarakt ameliyatı ya da kolonoskopi yapılmış gibi kayıt giriliyor.

SGK’nın Müfettişlerinin/Denetimlerinin en çok uğraştığı işlerden birini oluşturuyor bu iddialar.

Gereksiz Tıbbi Tahliller mi Yaptırılıyor?

Özellikle gereksiz tıbbi tetkik ve tahliller ciddi bir sıkıntı oluşturuyor.

Bazı özel hastaneler muayeneye gelen hastalara tıbben gerekli olmamasına ya da hastanın elinde o veri olmasına karşın, kan tahlili, MR, tomografi, ultrason, kolonoskopi gibi işlemleri tekrardan yaptırıyor.

Elbette ki doktorun tıbbi uzmanlığı dolayısıyla gerekli gördüğü tüm tanı ve tetkik yöntemlerinin kullanılması esas.

Ancak SGK’nın bir gelir kapısı gibi görülmesi, tıbben gerekmeyen teşhis ve tanı yöntemlerinin kullanılması sırf hastane kazansın diye yaptırılması ise kabul edilemez bir durum.

Bu ayrıca bir milli servetin de gereksiz harcanması demek.

SGK bu gibi süistimalleri önlemek için Sağlık Uygulama Tebliği (SUT)’ta önemler getirdi. Örneğin, “paket tedavi” sistemi ile aynı tedavi için ne yapılırsa yapılsın yalnızca tek bir bedel ödeniyor. Ayrıca, ayni tedavi için SUT’ta belirtilen süre içerisinde ayni hastanede tekrardan yapılan muayene ve işlemler karşılanmıyor.

Ancak bu tedbirler de ne yazık ki yeterli olmadı.

Vatandaşların gereksiz tıbbi işlem şikayetleri azalmadı…

SGK e-Görüntü Sistemine Geçiyor

İşte SGK bu süistimalin önüne geçmek için önemli bir adım daha atıyor.

Bu kapsamda, Sosyal Güvenlik Kurumu olarak e-Görüntü Paylaşım Projesi test çalışmalarına başlanılmış bulunmakta.

Sosyal Güvenlik Kurumu devlet içerisinde elektronik uygulamaları ve e-devlet sistemini en iyi kullananlardan biri. E-devlette en çok SGK’nın verileri kullanılıyor, en geniş elektronik kayıtlar da SGK’nın verilerinde.

Sosyal Güvenlik Kurumu e-Görüntü Paylaşım Projesi ile elektronik uygulamalarına bir yenisini eklemek için harekete geçti.

Peki ne demek e-Görüntü sistemi?

E-Görüntü sistemi; bir hastanede çekilen MR, BT, ultrason, mamografi, tomografi gibi görüntüler Türkiye’de herhangi bir hastaneden tek bir tıkla görünebilmesi demek.

Başka bir deyişle görüntülü tanı ve tetkik yöntemlerinin elektronik ortamda paylaşılacağı bir veri bankası demek…

MR ve BT Görüntüleri Artık Paylaşılacak

e-Görüntü Paylaşım Sistemi ile, hastalar için farklı doktorlar tarafından ayrı ayrı görüntülenme işleminin yapılmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.

Ayrıca tüm hekimlerin teşhiş ve tanı için faydalanabileceği bir veri bankasının kurulması sağlanmış olacak.

Projenin tam olarak uygulamaya geçmesi ile birlikte elinde kocaman dosyalarda görüntülerle doktor doktor dolaşan hasta görüntüleri son bulacak.

Tüm görüntü kayıtları elektronik ortam üzerinden MEDULA ile görülebilecek.

Başka bir deyişle her hastanede ayrı ayrı film çektirmek çilesi sona erecek.

SGK Geri Bildirimleri Bekliyor

Sistem şuan MEDULA sisteminde test edilmekte.

Bu kapsamda, SGK pratikte yaşanabilecek ve yazılım aşamasında öngörülemeyen sonuçların belirlenmesi amacıyla, sağlık hizmet sunucularından katkılar bekliyor.

Test sonuçlarına göre proje ile ilgili görüş ve önerilerin medulayeniversiyon@sgk.gov.tr e-mail adresine, “Görüntü Paylaşım Projesi” başlığı ile gönderilmesi halinde bu geri bildirimler SGK tarafından projenin geliştirilmesinde kullanılacak.

Projede; PACS sistemi olmayan hastaneler, hizmet kaydı yaparken, çekilen görüntünün Accession Number bilgisini çekim yaptırdıkları merkezden isteyerek veya hasta vasıtası ile Accession Number bilgisini alarak hizmet kaydı yapabilecekler.

Görüntü çekildikten sonra PACS sisteminin verdiği accession number bilgisinin MEDULA’ya doğru olarak girilmesi projede büyük önem arz etmekte.

Teknolojinin Sağlık Hizmetlerine Entegrasyonu Önemli

Sağlık hizmetlerinde elektronik altyapının kullanılması büyük bir önem arz ediyor.

Zira sağlık, yeri geldiğinde saniyelerin bile önemli olduğu bir sektör.

Sağlık teknolojilerinin e-devlet uygulamalarına entegre edilmesinde önemli bir adım olan e-Görüntü Paylaşım Sistemi umarız geliştirilir; kan tahlili, odiyometre verileri gibi tüm tetkiklerin de paylaşılacağı dev bir sağlık databankasının ilk adımı olur.

Sağlıkta ne kadar az bürokrasi ve kırtasiyecilik varsa, sıradan vatandaş için o kadar hızlı sağlık hizmetine erişim demek. E-reçete, e-rapor gibi uygulamalar bunun ispatı.

Umarız SGK’nın son projesi hem ülkemizdeki sağlık hizmetlerinin daha kaliteli bir noktaya gelmesi için hem de sosyal güvenlik bütçesinin gereksiz masraflarının azalması için başarılı bir adım olur.

Zira sosyal güvenlik demek bu ülkenin geleceği demek; sosyal güvenlik bütçesi demek bu ülkenin milli serveti demek.

Bünyamin Esen/Memur Haber

Yorumlar