Optik Koherens Tomografi ile Göz Hastalıklarına Anında Teşhis

Gözdeki hastalıkları teşhis etmek için geliştirilen ileri teknoloji içeren yöntemler hastalıkların daha hızlı ve rahat bir şekilde tespit edilmesini sağlıyor.

 Örneğin iyonize radyasyon içermeyen düşük doz kızılötesi OKT (Optik Koherens Tomografi) yöntemi, üç boyutlu özelliğiyle çeyrek milimetrelik (240 mikronluk) retinayı, kat kat, bölüm bölüm gösterebiliyor. Böylece göze dokunmadan, hatta damlaya dahi gerek kalmadan çekilebilen OKT sayesinde, göz bebeği büyütülüp, damardan ilaç verilerek çekilen göz anjiyoları da artık daha az gerekiyor.
Sarı nokta, şeker ve benzeri hastalıklarda keskin görme noktası olan makulada ödem, delik, zar, ayrılma gibi her türlü oluşumun teşhisi, takibi ve tedaviye cevabını, camsı cisim vitreusun, görme siniri ve derindeki damar tabaka koroid yapılarını çok hassas bir şekilde gösteriyor.

Alzheimer’e erken teşhis 

Geriye döndürülemeyen görme alanı kaybına neden olan glokomda hem en öndeki korneanın şeklini, kalınlığını, iris ve kornea arasındaki açıyı hem de görme siniri başını, retinanın tabakalarını ve kalınlıklarını mikron hassasiyetinde göstermesi değerini artırıyor. Gözü sabit bir noktadan ayırmadan, hissedilen ışıkların bir düğmeye basılarak kaydedilmesi esasına dayanan görme alanı testi hâlâ geçerliliğini koruyor. Hücrelerin yüzde 30’unda hasar oluşmadan görme alanı testinde belirtiler tam çıkmamasına rağmen objektif ölçümler yapan OKT’de hasar çok daha önce yakalanabiliyor. Sinir hücrelerini veya kılıflarını etkileyen multipl skleroz ve Alzheimer gibi nörolojik hastalıklarda da beynin bir uzantısı olan göz siniri ve adeta beyindeki hücrelerin benzerlerinden oluşan retinanın OKT ile incelenmesi de erken teşhis şansı verebiliyor.   OP.DR. MURAT UYAR / Göz Hastalıkları Uzmanı

Yorumlar