Kemik tümörleri

DOÇ. DR. M. MURAT BÜLBÜL
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı
ahmetmurat.bulbul@medipol.com.tr

Kemikte en sık rastlanan kötü huylu kemik tümörü olan osteosarkom her yıl bir milyonda yaklaşık iki kişi de görülür. Öte yandan, osteosarkomun yanı sıra iyi ya da kötü huylu 35 tür kemik tümörü, 50'den çok yumuşak doku tümörü olduğu düşünülürse, iskelet sistemi tümörlerinin görülme sıklığının çok düşük olmadığı söylenebilir. 

Oldukça nadir ama tanısı konduğu zaman  ölümcül sonuçlara neden olabilecek kemik tümörlerinde Biyopsi erken tanı ve erken tedavide en önemli yol göstericidir. Kemik tümörleri bütün tümörler gibi iyi ya da kötü huylu olarak tanımlanabilir. İyi huylu tümörlerin hemen hepsi başka bir doku veya organa yayılmazken (dev hücreli tümör, kondroblastom hariç) kötü huylu tümörler genellikle başka doku ve organlara yayılma eğilimi gösterirler. Ancak her kemik tümörüne kanser denilemez. Toplumda kanser olarak algılanan olgular kötü huylu tümörlerdir. Kötü huylu tümörün özellikleri şun­lardır: Büyümesi ve gelişmesi hızında herhangi bir sınır yoktur. Bulunduğu vücut bölgesinden cerrahi işlemlerle çıkarılsa bile yeniden aynı yerde veya vücudun başka bir bölgesinde ortaya çıka­bilir. Kan ve lenf dolaşımıyla başka or­ganlara yayılırlar. Bu olaylara metastaz denir. Yerleşti­ği doku ve organları aşırı yıkıma uğratırlar. Tümör hücrelerinin hiç biri nor­mal vücut hücrelerine benzemezler.

İyi huylu tekrarlamaz

İyi huylu tümörler diğerlerinin hiç bir özelliğine  sahip olmadığından kolayca ayırt edilebilir. Sağlıklı hücrelere benzerler ve ait olduğu doku türüne uygun olarak farklılaşmış hücrelerden oluşurlar ve yerleştikleri organın fonksiyonlarını engellemeden büyürler. Tekrar olma ve vücuda yayılma eğilimleri çok azdır. Anevrizmal kemik kisti oluştuğu yerde tekrar nüksedebilir. Dev hücreli tümör ve kondroblastom bazı iyi huylu tümörler de, sınırlı da olsa çevre dokuya  yayılabildiği gibi oldukça nadiren akciğerlere metastaz yapabilir.
Tümöre özgü hiçbir bulgu yoktur; sıklıkla ağrı, kimi zaman da şişlik görülür. Tümüyle sağlıklı çocuklar ya da gençlerde bu ağrı bir darbe, zorlama ya da soğuğa bağlanır. Bu özellikler kötü huylu tümörler  için geçerlidir; iyi huylu tümörlerin büyük bir bölümünde belirti saptanmaz.

Teşhiste biyopsi

Kemik tümörlerinin tanısında muayeneyle elde edilen veriler laboratuvar bulguları, görüntüleme yöntemleri (direkt grafi, ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans) ile harmanlandıktan sonra tanı için en önemli işlem biyopsi yapılır. Biyopside alınan örneğin patoloji uzmanları tarafından incelenmesi sonucu tanı konur ve tedavi işlemine başlanır. Bu verilerin tümü, olguların yüzde 100'ünde kesin tanı konmasını sağlayabi­lir.
Tanı için biyopsi hayati önem taşır. Uygulanacak tedavide kol ya da bacağın kesilmesi ya da kesilmemesi biyopsinin sonucuna bağlıdır. Hastaya ve ailesine hastalığın gidişine ilişkin bir görüş vermeye yarar. Kötü huylu tümörlerdeki tek iyileş­me olasılığı doğru ve erken tanıyla bu­nu izleyen uygun ve hızlı bir tedavi sü­recidir. Biyopsi bu hastalarda erken tanı için en önemli tanı aracımızdır.

Yorumlar